Anayasa Mahkemesi’nin 2019/16367 Sayılı Kararı Işığında Değerlendirme
Beraat eden avukat ücretini devletten alabilir mi sorusu, Anayasa Mahkemesi’nin 5 Ekim 2022 tarihli ve 2019/16367 başvuru numaralı kararıyla önemli ölçüde açıklığa kavuşmuştur. Ceza yargılamasında beraat eden bir kişinin, savunma hakkını kullanabilmek için ödediği avukatlık ücretini devletten talep edip edemeyeceği uzun süredir tartışma konusu olmaktaydı.
Anayasa Mahkemesi söz konusu kararında, savunma hakkının yalnızca teorik bir hak olmadığını, aynı zamanda fiilen ve etkili biçimde kullanılabilir olması gerektiğini vurgulamıştır. Bu çerçevede, haksız yere yargılanmış ve yargılama sonunda beraat etmiş bir kişinin, kendisini savunmak amacıyla yaptığı makul giderlerin tamamen kendi üzerinde bırakılmasının hakkaniyetle bağdaşmayabileceği değerlendirilmiştir.
Kararın Hukuki Temeli
Mahkeme değerlendirmesini Anayasa’nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ve 40. maddede yer alan etkili başvuru hakkı kapsamında yapmıştır. Ceza yargılamasında kişi, kendisini savunmak için serbestçe seçeceği bir avukatla temsil edilebilir. Bu hak, savunmanın etkinliği açısından temel bir güvencedir.
Ancak yargılama sonunda beraat eden bir kişinin, sırf savunma hakkını kullanmış olması nedeniyle ekonomik bir külfete katlanmaya devam etmesi hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. İşte bu noktada beraat eden avukat ücretini devletten alabilir mi sorusu anayasal boyut kazanmıştır.
İspat Şartı: Banka Dekontu Yeterli midir?
Anayasa Mahkemesi’nin kararında dikkat çeken hususlardan biri de ispat meselesidir. Mahkeme, avukata yapılan ödemenin banka aracılığıyla gerçekleştirilmiş olması ve buna ilişkin dekontun sunulmasının tazminat talebi açısından yeterli kabul edilebileceğini belirtmiştir.
Burada aranan temel unsurlar şunlardır:
-
Ödemenin gerçekten yapılmış olması
-
Savunma hizmetine ilişkin bulunması
-
Belgelendirilebilir olması
Dolayısıyla soyut iddialar değil, somut ve ispatlanabilir deliller önem taşımaktadır.
Her Beraat Halinde Otomatik Ödeme Söz Konusu mudur?
Bu karar, her beraat eden kişinin otomatik olarak avukatlık ücretini devletten alacağı anlamına gelmemektedir. Her somut olay kendi koşulları içinde değerlendirilir. Ödemenin makul olması, gerçekten savunma amacıyla yapılmış bulunması ve ispat edilmesi gerekmektedir.
Ancak kararın ortaya koyduğu temel ilke şudur:
Beraat eden kişi, savunma hakkını kullanmak için yaptığı makul ve ispatlanabilir giderleri devletten talep edebilir.
Bu yaklaşım, ceza muhakemesinde bireyin yalnızca hukuki değil, ekonomik olarak da korunması gerektiğini ortaya koymaktadır.
CMK 141 ile İlişkisi
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141. maddesi haksız yakalama ve tutuklama hâllerinde tazminat düzenlemesi içermektedir. Anayasa Mahkemesi kararı ise bu alanı daha geniş bir perspektiften ele almakta ve savunma giderlerinin de belirli koşullarda anayasal koruma kapsamında değerlendirilebileceğini ortaya koymaktadır.
Bu yönüyle karar, ceza yargılamasında bireyin korunmasına ilişkin önemli bir anayasal içtihat niteliği taşımaktadır.
Sonuç
Sonuç olarak, beraat eden avukat ücretini devletten alabilir mi sorusuna Anayasa Mahkemesi’nin 2019/16367 sayılı kararı çerçevesinde verilecek yanıt; belirli şartların varlığı hâlinde evettir.
Savunma hakkının etkin şekilde kullanılabilmesi, hukuk devletinin temel gereklerindendir. Beraat eden kişinin, haksız yargılama sürecinde katlandığı makul savunma giderlerinin tamamen kendi üzerinde bırakılmaması, anayasal güvencelerin doğal bir sonucudur.

