Şirket Aracı Trafik Cezası Maaştan Kesilir mi?
Şirket aracı trafik cezası maaştan kesilir mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararına göre, işçinin şirkete ait aracı kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarlar, işçinin açık muvafakati olmadan ücretinden re'sen mahsup edilemez.
Başka bir ifadeyle işveren, şirket aracını kullanan işçinin sebep olduğu trafik cezasını gerekçe göstererek ceza tutarını tek taraflı biçimde işçinin maaşından kesemez. Yargıtay, somut uyuşmazlıkta bu şekilde gerçekleştirilen mahsubun mevzuata aykırı olduğunu açıkça belirtmiştir.
İşçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların, işçinin açık muvafakati bulunmadan ücretinden re'sen mahsup edilmesi hukuka uygun değildir.
Şirket Aracına Gelen Trafik Cezasını İşveren Maaştan Doğrudan Kesebilir mi?
Hayır; Yargıtay kararına konu olay bakımından işçinin açık muvafakati bulunmadan bu tutarın maaştan doğrudan kesilmesi hukuka uygun kabul edilmemiştir. İşverenin trafik cezasını ödemiş olması, ceza tutarını işçinin ücretinden kendiliğinden tahsil etme yetkisi vermez.
Burada özellikle iki hukuki meseleyi birbirinden ayırmak gerekir:
- Trafik cezasına hangi fiilin sebep olduğu ve sorumluluğun kime ait olduğu,
- İşverenin ödediği tutarı işçinin ücretinden tek taraflı olarak kesip kesemeyeceği.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin incelediğimiz kararında ikinci mesele bakımından sonuç nettir: işçinin açık muvafakati olmaksızın trafik cezasının ücret alacağından re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırıdır.
Yargıtay'ın İncelediği Olayda Ne Oldu?
Uyuşmazlık, bir işçinin çeşitli işçilik alacaklarının tahsili talebiyle açtığı davadan kaynaklanmaktadır. Dosyada işçinin Temmuz ayı ücretinin ödenip ödenmediği değerlendirilirken, işveren tarafından işçinin ücretinden bazı tutarların mahsup edildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay dosya kapsamını incelediğinde, işçinin 600 TL kapatılmamış avansının bulunduğunu ve bu avansın Temmuz ayında ödenmesi gereken ücretinden mahsup edilmesini yerinde bulmuştur.
Ancak aynı değerlendirme trafik para cezaları için yapılmamıştır.
İşçinin şirkete ait aracı kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren şirket tarafından ödenmek zorunda kalınan tutarların da işçinin ücretinden düşüldüğü anlaşılmıştır. Yargıtay, işçinin açık muvafakati bulunmadığı için bu tutarların re'sen mahsup edilmesini mevzuata aykırı bulmuştur.
📌 Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/13342
Karar No: 2019/16167
Karar Tarihi: 18.09.2019
Kararın trafik cezasına ilişkin temel sonucu:
İşçinin şirkete ait aracı kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle şirket tarafından ödenen tutarların, işçinin açık muvafakati olmaksızın ücretinden re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırıdır.
Avans Kesintisi ile Trafik Cezası Kesintisi Neden Aynı Değerlendirilmedi?
Kararın dikkat çekici noktalarından biri budur. Aynı ücret alacağı içerisinde Yargıtay, 600 TL'lik kapatılmamış avansın mahsubunu yerinde bulurken trafik para cezalarının açık muvafakat olmadan ücret üzerinden re'sen mahsup edilmesini hukuka uygun görmemiştir.
Dolayısıyla “İşverenin işçiden bir alacağı olduğunu ileri sürmesi, istediği tutarı maaştan doğrudan kesebileceği anlamına gelir.” şeklinde bir sonuca varılamaz. Ücret üzerinden gerçekleştirilecek kesinti veya mahsup işleminin hukuki dayanağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında, işçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu trafik para cezalarının işveren tarafından ödenmesi sonrasında, bu tutarların işçinin açık muvafakati olmadan maaşından re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırı bulunmuştur.
Açık Muvafakat Nedir? Trafik Cezası Maaştan Hangi Şartlarda Mahsup Edilebilir?
Şirket aracı trafik cezası maaştan kesilir mi? sorusunda belirleyici konulardan biri, işçinin ücretinin işverenin ileri sürdüğü bir alacakla tek taraflı olarak mahsup edilip edilemeyeceğidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında trafik para cezaları yönünden özellikle işçinin açık muvafakatinin bulunmadığı tespit edilmiş ve işveren tarafından yapılan re'sen mahsup mevzuata aykırı bulunmuştur.
Bu yaklaşım, işverenin işçiden bir alacağının bulunduğunu ileri sürmesi ile bu alacağı doğrudan işçinin ücretinden tahsil etmesinin birbirinden farklı hukuki meseleler olduğunu göstermektedir.
İşverenin, işçiden bir alacağı bulunduğunu ileri sürmesi, bu tutarı işçinin ücretinden istediği şekilde ve tek taraflı olarak kesebileceği anlamına gelmez. Ücret alacağından takas ve mahsup bakımından kanunda öngörülen sınırlamalara uyulması gerekir.
Türk Borçlar Kanunu m.407 Ücret Alacağından Takas Konusunda Ne Diyor?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 407. maddesi, işverenin işçiye karşı sahip olduğu alacak ile ücret borcunu takas etmesini özel olarak sınırlandırmaktadır.
Kanundaki temel düzenlemeye göre işveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez. Bununla birlikte işçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan bir zarardan doğan alacaklar bakımından, ücretin haczedilebilir kısmı oranında takas yapılabilmesine ilişkin kanuni istisna bulunmaktadır.
📚 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu – m.407
Ücret alacağının korunması bakımından işverenin takas yetkisi sınırlandırılmıştır.
Genel kural: İşçinin rızası bulunmadıkça işveren, işçiden olan alacağını ücret borcuyla takas edemez.
Kanuni istisna: İşçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan zarardan doğan alacaklar, ücretin haczedilebilir kısmı oranında takas edilebilir.
Bu düzenleme son derece önemlidir. Çünkü işverenin “Bu parayı işçi bana borçlu” demesi ile o parayı doğrudan maaştan kesmesi aynı şey değildir.
İşverenin gerçekten bir alacağı bulunup bulunmadığı ayrı; bu alacağın işçinin ücretinden tek taraflı mahsup edilmesinin hukuken mümkün olup olmadığı ayrı olarak incelenmelidir.
Yargıtay'ın “Açık Muvafakat” Vurgusu Ne Anlama Geliyor?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin incelediğimiz kararında trafik para cezaları bakımından kullanılan önemli ölçüt “açık muvafakat” olmuştur.
Somut olayda işçinin şirkete ait aracı kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle şirket tarafından ödenen tutarlar işçinin ücretinden mahsup edilmiştir. Ancak Yargıtay, işçinin açık muvafakati olmadan gerçekleştirilen bu re'sen mahsubu mevzuata aykırı bulmuştur.
⚖️ Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Kriteri
2017/13342 E. – 2019/16167 K. – 18.09.2019
Kararın şirket aracıyla alınan trafik cezaları bakımından ortaya koyduğu sonuç şudur:
İşçinin açık muvafakati bulunmadan, işveren tarafından ödenen trafik para cezası tutarlarının ücret alacağından re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırıdır.
İş Sözleşmesinde “Trafik Cezaları İşçiden Tahsil Edilir” Yazması Yeterli midir?
Bu noktada sözleşmenin içeriği mutlaka incelenmelidir. İş sözleşmesinde, araç teslim tutanağında veya şirket araç kullanım prosedüründe trafik cezalarına ilişkin bir hüküm bulunması, uyuşmazlığın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ancak yalnızca böyle bir hükmün bulunmasından hareketle her trafik cezasının hiçbir ek değerlendirme yapılmadan doğrudan maaştan kesilebileceği sonucuna varılamaz. Ücret alacağından takas ve mahsup bakımından TBK m.407'deki sınırlamalar ile somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle aşağıdaki hususlar ayrı ayrı incelenmelidir:
- Trafik cezasının hangi araç ve hangi tarihte düzenlendiği,
- Aracı ihlal tarihinde hangi çalışanın kullandığı,
- Cezaya hangi trafik ihlalinin sebep olduğu,
- İşveren tarafından cezanın gerçekten ödenip ödenmediği,
- İşçinin kesinti veya mahsup konusunda rızasının bulunup bulunmadığı,
- İş sözleşmesi ve araç kullanım belgelerinde hangi hükümlerin bulunduğu,
- Yapılan işlemin hukuki niteliğinin ücret mahsubu mu, ücret kesme cezası mı olduğu.
Trafik Cezası ile Ücret Kesme Cezası Aynı Şey midir?
Hayır. İşverenin ödediğini ileri sürdüğü trafik cezasını bir alacak olarak işçinin ücretinden mahsup etmesi ile İş Kanunu anlamındaki ücret kesme cezası aynı hukuki kurum değildir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 38. maddesi ücret kesme cezasını ayrıca düzenlemektedir. Buna göre işveren, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesinde gösterilmiş sebepler dışında işçiye ücret kesme cezası veremez. Ücret kesme cezasına ilişkin kanunda ayrıca miktar, bildirim ve kesilen paranın kullanımı konusunda özel kurallar bulunmaktadır.
“İşverenin trafik cezasından kaynaklanan alacağını ücretle mahsup etmesi” ile “işçiye disiplin yaptırımı olarak ücret kesme cezası verilmesi” aynı işlem değildir.
Bir uyuşmazlıkta öncelikle işverenin yaptığı kesintinin gerçek hukuki niteliği belirlenmelidir.
İşçi Trafik Cezasına Sebep Olduysa Sonuç Değişir mi?
İşçinin trafik ihlalini gerçekleştirmiş olması, trafik cezasından doğan sorumluluğun değerlendirilmesinde önemlidir. Ancak bu durum işverenin ücret üzerinde sınırsız ve tek taraflı kesinti yetkisine sahip olduğu anlamına gelmez.
Nitekim Yargıtay'ın incelediği olayda da söz konusu trafik para cezalarının işçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu cezalar olduğu belirtilmiştir. Buna rağmen Yargıtay, açık muvafakat bulunmaksızın ücret alacağından yapılan re'sen mahsubu mevzuata aykırı kabul etmiştir.
Dolayısıyla “cezaya işçi sebep oldu” tespiti ile “ceza tutarı doğrudan maaştan kesilebilir” sonucu birbirine eşit değildir.
İşçinin Kasten Verdiği Zarar Bakımından Durum Nedir?
TBK m.407, bu konuda özel bir istisna içermektedir. İşçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan zarardan doğan alacaklar bakımından, ücretin haczedilebilir kısmı oranında takasa imkân tanınmıştır.
Bu istisnanın uygulanabilmesi için kanunda aranan şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu nedenle her trafik ihlalinin otomatik olarak “kasten verilmiş zarar” kabul edilerek maaştan kesilmesi mümkün değildir.
İşçi şirket aracıyla görev yaparken trafik cezasına sebep olmuş ve işveren cezayı ödemiş olsun.
İşverenin cezayı ödemiş olması ile bu bedeli işçinin maaşından re'sen mahsup edebilmesi aynı hukuki sonuç değildir.
Ücretten mahsup bakımından işçinin rızası, TBK m.407'deki sınırlamalar ve somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır.
Maaş Bordrosunda Trafik Cezası Kesintisi Varsa Ne Kontrol Edilmelidir?
Maaşından trafik cezası kesilen bir işçi açısından yalnızca bordroya bakmak yeterli değildir. Uyuşmazlığın sağlıklı değerlendirilmesi için iş sözleşmesi, ücret bordroları, banka kayıtları, trafik cezası tutanakları, araç tahsis veya teslim belgeleri, şirket araç kullanım prosedürü ve varsa işçinin kesintiye ilişkin beyanları birlikte incelenmelidir.
Özellikle ücret bordrosunda trafik cezası adı altında bir kesinti görünmesi hâlinde, işçinin bu işleme açıkça rıza gösterip göstermediği ve işverenin kesintiyi hangi hukuki sebebe dayandırdığı önem taşır.
İşverenin işçiden trafik cezası nedeniyle bir alacağı bulunduğunu ileri sürmesi, bu tutarı doğrudan ve tek taraflı biçimde maaştan kesme yetkisini kendiliğinden vermez.
TBK m.407 ücret alacağından takası sınırlandırmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında, işçinin şirket aracıyla sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların işçinin açık muvafakati olmadan ücretinden re'sen mahsup edilmesini mevzuata aykırı bulmuştur.
Açık Muvafakat Nedir? Trafik Cezası Maaştan Hangi Şartlarda Mahsup Edilebilir?
Şirket aracı trafik cezası maaştan kesilir mi? sorusunda belirleyici konulardan biri, işçinin ücretinin işverenin ileri sürdüğü bir alacakla tek taraflı olarak mahsup edilip edilemeyeceğidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında trafik para cezaları yönünden özellikle işçinin açık muvafakatinin bulunmadığı tespit edilmiş ve işveren tarafından yapılan re'sen mahsup mevzuata aykırı bulunmuştur.
Bu yaklaşım, işverenin işçiden bir alacağının bulunduğunu ileri sürmesi ile bu alacağı doğrudan işçinin ücretinden tahsil etmesinin birbirinden farklı hukuki meseleler olduğunu göstermektedir.
İşverenin, işçiden bir alacağı bulunduğunu ileri sürmesi, bu tutarı işçinin ücretinden istediği şekilde ve tek taraflı olarak kesebileceği anlamına gelmez. Ücret alacağından takas ve mahsup bakımından kanunda öngörülen sınırlamalara uyulması gerekir.
Türk Borçlar Kanunu m.407 Ücret Alacağından Takas Konusunda Ne Diyor?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 407. maddesi, işverenin işçiye karşı sahip olduğu alacak ile ücret borcunu takas etmesini özel olarak sınırlandırmaktadır.
Kanundaki temel düzenlemeye göre işveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez. Bununla birlikte işçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan bir zarardan doğan alacaklar bakımından, ücretin haczedilebilir kısmı oranında takas yapılabilmesine ilişkin kanuni istisna bulunmaktadır.
📚 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu – m.407
Ücret alacağının korunması bakımından işverenin takas yetkisi sınırlandırılmıştır.
Genel kural: İşçinin rızası bulunmadıkça işveren, işçiden olan alacağını ücret borcuyla takas edemez.
Kanuni istisna: İşçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan zarardan doğan alacaklar, ücretin haczedilebilir kısmı oranında takas edilebilir.
Bu düzenleme son derece önemlidir. Çünkü işverenin “Bu parayı işçi bana borçlu” demesi ile o parayı doğrudan maaştan kesmesi aynı şey değildir.
İşverenin gerçekten bir alacağı bulunup bulunmadığı ayrı; bu alacağın işçinin ücretinden tek taraflı mahsup edilmesinin hukuken mümkün olup olmadığı ayrı olarak incelenmelidir.
Yargıtay'ın “Açık Muvafakat” Vurgusu Ne Anlama Geliyor?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin incelediğimiz kararında trafik para cezaları bakımından kullanılan önemli ölçüt “açık muvafakat” olmuştur.
Somut olayda işçinin şirkete ait aracı kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle şirket tarafından ödenen tutarlar işçinin ücretinden mahsup edilmiştir. Ancak Yargıtay, işçinin açık muvafakati olmadan gerçekleştirilen bu re'sen mahsubu mevzuata aykırı bulmuştur.
⚖️ Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Kriteri
2017/13342 E. – 2019/16167 K. – 18.09.2019
Kararın şirket aracıyla alınan trafik cezaları bakımından ortaya koyduğu sonuç şudur:
İşçinin açık muvafakati bulunmadan, işveren tarafından ödenen trafik para cezası tutarlarının ücret alacağından re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırıdır.
İş Sözleşmesinde “Trafik Cezaları İşçiden Tahsil Edilir” Yazması Yeterli midir?
Bu noktada sözleşmenin içeriği mutlaka incelenmelidir. İş sözleşmesinde, araç teslim tutanağında veya şirket araç kullanım prosedüründe trafik cezalarına ilişkin bir hüküm bulunması, uyuşmazlığın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ancak yalnızca böyle bir hükmün bulunmasından hareketle her trafik cezasının hiçbir ek değerlendirme yapılmadan doğrudan maaştan kesilebileceği sonucuna varılamaz. Ücret alacağından takas ve mahsup bakımından TBK m.407'deki sınırlamalar ile somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle aşağıdaki hususlar ayrı ayrı incelenmelidir:
- Trafik cezasının hangi araç ve hangi tarihte düzenlendiği,
- Aracı ihlal tarihinde hangi çalışanın kullandığı,
- Cezaya hangi trafik ihlalinin sebep olduğu,
- İşveren tarafından cezanın gerçekten ödenip ödenmediği,
- İşçinin kesinti veya mahsup konusunda rızasının bulunup bulunmadığı,
- İş sözleşmesi ve araç kullanım belgelerinde hangi hükümlerin bulunduğu,
- Yapılan işlemin hukuki niteliğinin ücret mahsubu mu, ücret kesme cezası mı olduğu.
Trafik Cezası ile Ücret Kesme Cezası Aynı Şey midir?
Hayır. İşverenin ödediğini ileri sürdüğü trafik cezasını bir alacak olarak işçinin ücretinden mahsup etmesi ile İş Kanunu anlamındaki ücret kesme cezası aynı hukuki kurum değildir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 38. maddesi ücret kesme cezasını ayrıca düzenlemektedir. Buna göre işveren, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesinde gösterilmiş sebepler dışında işçiye ücret kesme cezası veremez. Ücret kesme cezasına ilişkin kanunda ayrıca miktar, bildirim ve kesilen paranın kullanımı konusunda özel kurallar bulunmaktadır.
“İşverenin trafik cezasından kaynaklanan alacağını ücretle mahsup etmesi” ile “işçiye disiplin yaptırımı olarak ücret kesme cezası verilmesi” aynı işlem değildir.
Bir uyuşmazlıkta öncelikle işverenin yaptığı kesintinin gerçek hukuki niteliği belirlenmelidir.
İşçi Trafik Cezasına Sebep Olduysa Sonuç Değişir mi?
İşçinin trafik ihlalini gerçekleştirmiş olması, trafik cezasından doğan sorumluluğun değerlendirilmesinde önemlidir. Ancak bu durum işverenin ücret üzerinde sınırsız ve tek taraflı kesinti yetkisine sahip olduğu anlamına gelmez.
Nitekim Yargıtay'ın incelediği olayda da söz konusu trafik para cezalarının işçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu cezalar olduğu belirtilmiştir. Buna rağmen Yargıtay, açık muvafakat bulunmaksızın ücret alacağından yapılan re'sen mahsubu mevzuata aykırı kabul etmiştir.
Dolayısıyla “cezaya işçi sebep oldu” tespiti ile “ceza tutarı doğrudan maaştan kesilebilir” sonucu birbirine eşit değildir.
İşçinin Kasten Verdiği Zarar Bakımından Durum Nedir?
TBK m.407, bu konuda özel bir istisna içermektedir. İşçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan zarardan doğan alacaklar bakımından, ücretin haczedilebilir kısmı oranında takasa imkân tanınmıştır.
Bu istisnanın uygulanabilmesi için kanunda aranan şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu nedenle her trafik ihlalinin otomatik olarak “kasten verilmiş zarar” kabul edilerek maaştan kesilmesi mümkün değildir.
İşçi şirket aracıyla görev yaparken trafik cezasına sebep olmuş ve işveren cezayı ödemiş olsun.
İşverenin cezayı ödemiş olması ile bu bedeli işçinin maaşından re'sen mahsup edebilmesi aynı hukuki sonuç değildir.
Ücretten mahsup bakımından işçinin rızası, TBK m.407'deki sınırlamalar ve somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır.
Maaş Bordrosunda Trafik Cezası Kesintisi Varsa Ne Kontrol Edilmelidir?
Maaşından trafik cezası kesilen bir işçi açısından yalnızca bordroya bakmak yeterli değildir. Uyuşmazlığın sağlıklı değerlendirilmesi için iş sözleşmesi, ücret bordroları, banka kayıtları, trafik cezası tutanakları, araç tahsis veya teslim belgeleri, şirket araç kullanım prosedürü ve varsa işçinin kesintiye ilişkin beyanları birlikte incelenmelidir.
Özellikle ücret bordrosunda trafik cezası adı altında bir kesinti görünmesi hâlinde, işçinin bu işleme açıkça rıza gösterip göstermediği ve işverenin kesintiyi hangi hukuki sebebe dayandırdığı önem taşır.
İşverenin işçiden trafik cezası nedeniyle bir alacağı bulunduğunu ileri sürmesi, bu tutarı doğrudan ve tek taraflı biçimde maaştan kesme yetkisini kendiliğinden vermez.
TBK m.407 ücret alacağından takası sınırlandırmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında, işçinin şirket aracıyla sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların işçinin açık muvafakati olmadan ücretinden re'sen mahsup edilmesini mevzuata aykırı bulmuştur.
Açık Muvafakat Nedir? Trafik Cezası Maaştan Hangi Şartlarda Mahsup Edilebilir?
Şirket aracı trafik cezası maaştan kesilir mi? sorusunda belirleyici konulardan biri, işçinin ücretinin işverenin ileri sürdüğü bir alacakla tek taraflı olarak mahsup edilip edilemeyeceğidir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında trafik para cezaları yönünden özellikle işçinin açık muvafakatinin bulunmadığı tespit edilmiş ve işveren tarafından yapılan re'sen mahsup mevzuata aykırı bulunmuştur.
Bu yaklaşım, işverenin işçiden bir alacağının bulunduğunu ileri sürmesi ile bu alacağı doğrudan işçinin ücretinden tahsil etmesinin birbirinden farklı hukuki meseleler olduğunu göstermektedir.
İşverenin, işçiden bir alacağı bulunduğunu ileri sürmesi, bu tutarı işçinin ücretinden istediği şekilde ve tek taraflı olarak kesebileceği anlamına gelmez. Ücret alacağından takas ve mahsup bakımından kanunda öngörülen sınırlamalara uyulması gerekir.
Türk Borçlar Kanunu m.407 Ücret Alacağından Takas Konusunda Ne Diyor?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 407. maddesi, işverenin işçiye karşı sahip olduğu alacak ile ücret borcunu takas etmesini özel olarak sınırlandırmaktadır.
Kanundaki temel düzenlemeye göre işveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez. Bununla birlikte işçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan bir zarardan doğan alacaklar bakımından, ücretin haczedilebilir kısmı oranında takas yapılabilmesine ilişkin kanuni istisna bulunmaktadır.
📚 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu – m.407
Ücret alacağının korunması bakımından işverenin takas yetkisi sınırlandırılmıştır.
Genel kural: İşçinin rızası bulunmadıkça işveren, işçiden olan alacağını ücret borcuyla takas edemez.
Kanuni istisna: İşçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan zarardan doğan alacaklar, ücretin haczedilebilir kısmı oranında takas edilebilir.
Bu düzenleme son derece önemlidir. Çünkü işverenin “Bu parayı işçi bana borçlu” demesi ile o parayı doğrudan maaştan kesmesi aynı şey değildir.
İşverenin gerçekten bir alacağı bulunup bulunmadığı ayrı; bu alacağın işçinin ücretinden tek taraflı mahsup edilmesinin hukuken mümkün olup olmadığı ayrı olarak incelenmelidir.
Yargıtay'ın “Açık Muvafakat” Vurgusu Ne Anlama Geliyor?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin incelediğimiz kararında trafik para cezaları bakımından kullanılan önemli ölçüt “açık muvafakat” olmuştur.
Somut olayda işçinin şirkete ait aracı kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle şirket tarafından ödenen tutarlar işçinin ücretinden mahsup edilmiştir. Ancak Yargıtay, işçinin açık muvafakati olmadan gerçekleştirilen bu re'sen mahsubu mevzuata aykırı bulmuştur.
⚖️ Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin Kriteri
2017/13342 E. – 2019/16167 K. – 18.09.2019
Kararın şirket aracıyla alınan trafik cezaları bakımından ortaya koyduğu sonuç şudur:
İşçinin açık muvafakati bulunmadan, işveren tarafından ödenen trafik para cezası tutarlarının ücret alacağından re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırıdır.
İş Sözleşmesinde “Trafik Cezaları İşçiden Tahsil Edilir” Yazması Yeterli midir?
Bu noktada sözleşmenin içeriği mutlaka incelenmelidir. İş sözleşmesinde, araç teslim tutanağında veya şirket araç kullanım prosedüründe trafik cezalarına ilişkin bir hüküm bulunması, uyuşmazlığın değerlendirilmesinde önem taşıyabilir.
Ancak yalnızca böyle bir hükmün bulunmasından hareketle her trafik cezasının hiçbir ek değerlendirme yapılmadan doğrudan maaştan kesilebileceği sonucuna varılamaz. Ücret alacağından takas ve mahsup bakımından TBK m.407'deki sınırlamalar ile somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle aşağıdaki hususlar ayrı ayrı incelenmelidir:
- Trafik cezasının hangi araç ve hangi tarihte düzenlendiği,
- Aracı ihlal tarihinde hangi çalışanın kullandığı,
- Cezaya hangi trafik ihlalinin sebep olduğu,
- İşveren tarafından cezanın gerçekten ödenip ödenmediği,
- İşçinin kesinti veya mahsup konusunda rızasının bulunup bulunmadığı,
- İş sözleşmesi ve araç kullanım belgelerinde hangi hükümlerin bulunduğu,
- Yapılan işlemin hukuki niteliğinin ücret mahsubu mu, ücret kesme cezası mı olduğu.
Trafik Cezası ile Ücret Kesme Cezası Aynı Şey midir?
Hayır. İşverenin ödediğini ileri sürdüğü trafik cezasını bir alacak olarak işçinin ücretinden mahsup etmesi ile İş Kanunu anlamındaki ücret kesme cezası aynı hukuki kurum değildir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 38. maddesi ücret kesme cezasını ayrıca düzenlemektedir. Buna göre işveren, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesinde gösterilmiş sebepler dışında işçiye ücret kesme cezası veremez. Ücret kesme cezasına ilişkin kanunda ayrıca miktar, bildirim ve kesilen paranın kullanımı konusunda özel kurallar bulunmaktadır.
“İşverenin trafik cezasından kaynaklanan alacağını ücretle mahsup etmesi” ile “işçiye disiplin yaptırımı olarak ücret kesme cezası verilmesi” aynı işlem değildir.
Bir uyuşmazlıkta öncelikle işverenin yaptığı kesintinin gerçek hukuki niteliği belirlenmelidir.
İşçi Trafik Cezasına Sebep Olduysa Sonuç Değişir mi?
İşçinin trafik ihlalini gerçekleştirmiş olması, trafik cezasından doğan sorumluluğun değerlendirilmesinde önemlidir. Ancak bu durum işverenin ücret üzerinde sınırsız ve tek taraflı kesinti yetkisine sahip olduğu anlamına gelmez.
Nitekim Yargıtay'ın incelediği olayda da söz konusu trafik para cezalarının işçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu cezalar olduğu belirtilmiştir. Buna rağmen Yargıtay, açık muvafakat bulunmaksızın ücret alacağından yapılan re'sen mahsubu mevzuata aykırı kabul etmiştir.
Dolayısıyla “cezaya işçi sebep oldu” tespiti ile “ceza tutarı doğrudan maaştan kesilebilir” sonucu birbirine eşit değildir.
İşçinin Kasten Verdiği Zarar Bakımından Durum Nedir?
TBK m.407, bu konuda özel bir istisna içermektedir. İşçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan zarardan doğan alacaklar bakımından, ücretin haczedilebilir kısmı oranında takasa imkân tanınmıştır.
Bu istisnanın uygulanabilmesi için kanunda aranan şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu nedenle her trafik ihlalinin otomatik olarak “kasten verilmiş zarar” kabul edilerek maaştan kesilmesi mümkün değildir.
İşçi şirket aracıyla görev yaparken trafik cezasına sebep olmuş ve işveren cezayı ödemiş olsun.
İşverenin cezayı ödemiş olması ile bu bedeli işçinin maaşından re'sen mahsup edebilmesi aynı hukuki sonuç değildir.
Ücretten mahsup bakımından işçinin rızası, TBK m.407'deki sınırlamalar ve somut olayın özellikleri dikkate alınmalıdır.
Maaş Bordrosunda Trafik Cezası Kesintisi Varsa Ne Kontrol Edilmelidir?
Maaşından trafik cezası kesilen bir işçi açısından yalnızca bordroya bakmak yeterli değildir. Uyuşmazlığın sağlıklı değerlendirilmesi için iş sözleşmesi, ücret bordroları, banka kayıtları, trafik cezası tutanakları, araç tahsis veya teslim belgeleri, şirket araç kullanım prosedürü ve varsa işçinin kesintiye ilişkin beyanları birlikte incelenmelidir.
Özellikle ücret bordrosunda trafik cezası adı altında bir kesinti görünmesi hâlinde, işçinin bu işleme açıkça rıza gösterip göstermediği ve işverenin kesintiyi hangi hukuki sebebe dayandırdığı önem taşır.
İşverenin işçiden trafik cezası nedeniyle bir alacağı bulunduğunu ileri sürmesi, bu tutarı doğrudan ve tek taraflı biçimde maaştan kesme yetkisini kendiliğinden vermez.
TBK m.407 ücret alacağından takası sınırlandırmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında, işçinin şirket aracıyla sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların işçinin açık muvafakati olmadan ücretinden re'sen mahsup edilmesini mevzuata aykırı bulmuştur.
İşveren Şirket Aracı Trafik Cezasını İşçiden Talep Edebilir mi?
Şirket aracı trafik cezası maaştan kesilir mi? sorusu ile trafik cezası işçiden talep edilebilir mi? sorusu aynı değildir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında, işçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların, işçinin açık muvafakati bulunmaksızın ücretinden re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırı bulunmuştur.
Ancak bu karar, işverenin trafik cezasından kaynaklandığını ileri sürdüğü bir alacağı hiçbir hukuki yolla işçiden talep edemeyeceği anlamına gelmez. Bir alacağın varlığı ile o alacağın işçinin maaşından tek taraflı olarak tahsil edilmesi farklı hukuki meselelerdir.
1. Soru: Trafik cezasından doğan bedelden işçi sorumlu mudur?
2. Soru: İşveren bu bedeli işçinin maaşından doğrudan kesebilir mi?
Bu iki sorunun cevabı aynı değildir. Yargıtay'ın incelediğimiz kararındaki açık sonuç, işçinin açık muvafakati olmadan trafik cezası tutarının ücretinden re'sen mahsup edilemeyeceğidir.
Trafik Cezasına İşçi Sebep Olduysa İşverenin Alacak Hakkı Doğar mı?
Şirket aracını kullanan işçinin trafik kuralını ihlal etmesi nedeniyle işverenin malvarlığında bir eksilme meydana gelmişse, işçinin sorumluluğu ayrıca değerlendirilebilir. Bu değerlendirmede yalnızca trafik cezasının varlığı değil; ihlalin kim tarafından gerçekleştirildiği, olayın koşulları, işçinin kusuru, işin niteliği ve ortaya çıkan zararla davranış arasındaki bağlantı önem taşır.
Türk Borçlar Kanunu'nun işçinin sorumluluğuna ilişkin hükümleri uyarınca işçi, işverene kusuruyla verdiği zarardan sorumlu olabilir. Ancak sorumluluğun kapsamı belirlenirken işin tehlikeli olup olmadığı, uzmanlık ve eğitim gerektirip gerektirmediği ile işçinin bilinen veya işveren tarafından bilinmesi gereken yetenek ve nitelikleri de değerlendirmeye alınır.
📚 Türk Borçlar Kanunu m.400 – İşçinin Sorumluluğu
İşçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumludur.
Sorumluluğun belirlenmesinde; işin tehlikeli olup olmaması, uzmanlık ve eğitim gerektirip gerektirmemesi ile işçinin işveren tarafından bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve nitelikleri dikkate alınır.
İşverenin Trafik Cezasını Ödemesi Tek Başına Yeterli midir?
Hayır. İşverenin bir trafik cezasını ödemiş olması, ceza bedelinin hiçbir inceleme yapılmadan işçiye yüklenebileceği veya doğrudan ücretinden tahsil edilebileceği anlamına gelmez.
Öncelikle cezanın hangi ihlal nedeniyle düzenlendiği ve ihlal tarihinde aracı kimin kullandığı belirlenmelidir. Daha sonra işçinin sorumluluğunun hukuki dayanağı değerlendirilmelidir.
Örneğin şirket aracına ilişkin bir trafik cezasında aşağıdaki kayıtlar önem taşıyabilir:
- Trafik idari para cezası karar tutanağı,
- Aracın plaka ve ruhsat bilgileri,
- İhlalin tarihi ve saati,
- Araç teslim veya zimmet tutanağı,
- Araç takip ve görev kayıtları,
- İşçinin görev çizelgesi,
- İş sözleşmesi ve araç kullanım prosedürü,
- Cezanın işveren tarafından ödendiğini gösteren kayıtlar.
Dolayısıyla yalnızca şirket adına bir trafik cezası düzenlenmiş olması, her olayda otomatik olarak belirli bir işçinin kişisel sorumluluğunu ortaya koymaz.
İşveren Trafik Cezasını Maaştan Kesemiyorsa Ne Yapabilir?
İşveren, trafik cezasından kaynaklanan ve işçiden talep edilebilir nitelikte olduğunu düşündüğü bir alacağının bulunduğunu ileri sürüyorsa, ücret üzerinde hukuka aykırı biçimde tek taraflı kesinti yapmak yerine alacağını hukuka uygun yollarla ileri sürmelidir.
İşçinin borcu kabul etmesi ve hukuken geçerli bir ödeme veya mahsup iradesi ortaya koyması durumunda uyuşmazlığın niteliği farklılaşabilir. İşçi borcu kabul etmiyor ve taraflar arasında alacağın varlığı veya miktarı konusunda uyuşmazlık bulunuyorsa, işveren alacağının dayanağını ve şartlarını ispat etmek durumundadır.
İşçi şirket aracıyla hız sınırını ihlal etmiş ve bu nedenle trafik para cezası düzenlenmiş olsun. İşveren cezayı ödemiştir.
Bu olayda “İşveren cezayı ödedi” tespiti ile “İşveren ceza tutarını doğrudan işçinin maaşından kesebilir” sonucu aynı değildir.
İşçinin sorumluluğu ile ücretinden yapılabilecek mahsup ayrı hukuki şartlara tabidir.
İşçi Trafik Cezasını Kabul Ederse Ne Olur?
İşçinin trafik cezasına sebep olduğunu kabul etmesi, alacağın varlığı bakımından önemli bir delil oluşturabilir. Bununla birlikte trafik cezasına sebep olunduğunun kabul edilmesi ile ücret kesintisine veya mahsuba rıza gösterilmesi aynı irade açıklaması değildir.
Örneğin işçinin “Aracı o tarihte ben kullanıyordum ve cezaya ben sebep oldum” şeklindeki beyanı, tek başına “Bu tutarın maaşımdan kesilmesine muvafakat ediyorum” anlamına gelmez.
Yargıtay kararındaki açık muvafakat vurgusu bu nedenle önemlidir.
“Trafik cezası bana ait” demek ile “Trafik cezası tutarının ücretimden mahsup edilmesine açıkça muvafakat ediyorum” aynı hukuki beyan değildir.
İşçi Trafik Cezasına İtiraz Ediyorsa Ne Olur?
İşçi, trafik cezasına kendisinin sebep olmadığını veya ihlal tarihinde aracı kendisinin kullanmadığını ileri sürüyorsa, öncelikle maddi olayın ortaya konulması gerekir.
Özellikle bir şirket aracının gün içerisinde birden fazla çalışan tarafından kullanıldığı işyerlerinde, yalnızca aracın belirli bir personele genel olarak tahsis edilmiş olması her somut trafik ihlalini o çalışanın gerçekleştirdiğini tek başına göstermeyebilir.
Bu nedenle ihlal tarihi ve saati ile araç kullanım kayıtlarının eşleştirilmesi önemlidir.
İşveren “Şirket Araç Prosedürünü İmzaladın” Diyerek Kesinti Yapabilir mi?
Şirket araç kullanım prosedüründe veya iş sözleşmesinde trafik cezalarının çalışana ait olacağına ilişkin hükümler bulunabilir. Bu hükümler, taraflar arasındaki sorumluluk ilişkisinin değerlendirilmesinde önem taşır.
Ancak böyle bir hüküm bulunduğu gerekçesiyle ücret alacağından yapılacak her türlü tek taraflı kesintinin otomatik olarak hukuka uygun olduğu kabul edilemez. Ücretin korunmasına ilişkin emredici hükümler ve özellikle TBK m.407'deki takas sınırlaması ayrıca dikkate alınmalıdır.
Dolayısıyla bir uyuşmazlıkta yalnızca sözleşmenin tek bir maddesine bakılarak karar verilmemeli; sözleşme, açık muvafakat, cezanın kaynağı, işçinin sorumluluğu ve gerçekleştirilen ücret kesintisinin niteliği birlikte incelenmelidir.
İşten Ayrılan İşçinin Son Maaşından Trafik Cezası Kesilebilir mi?
İş sözleşmesinin sona ermiş olması da işverenin ücret alacağı üzerinde sınırsız mahsup yetkisi doğurmaz. İşçinin son ücreti, kullanılmamış yıllık izin ücreti veya diğer işçilik alacakları hesaplanırken işverenin ileri sürdüğü trafik cezası bedelinin hangi hukuki dayanakla mahsup edildiği ayrıca incelenmelidir.
Bu nedenle “işçi zaten ayrıldı, trafik cezalarını son maaşından düşelim” şeklindeki tek taraflı yaklaşım hukuken güvenli değildir.
Maaşından Trafik Cezası Kesilen İşçi Ne Yapabilir?
İşçinin ücretinden trafik cezası adı altında bir tutar kesilmişse öncelikle kesintinin kaynağı belgeler üzerinden belirlenmelidir. İşçi özellikle ücret bordrolarını, banka hesap hareketlerini, iş sözleşmesini, araç kullanım belgelerini ve kesintiye ilişkin işveren bildirimlerini muhafaza etmelidir.
Kesintinin hukuka aykırı olduğunun ileri sürülmesi hâlinde, kesilen ücret tutarı işçilik alacağı uyuşmazlığının konusu olabilir. İş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk hükümleri ve ardından gerekli hâllerde iş mahkemesinde dava yolu gündeme gelebilir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararının söylediği şey, “trafik cezasını işçi hiçbir durumda ödemez” değildir.
Kararın açık sonucu şudur: İşçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarlar, işçinin açık muvafakati bulunmadan ücretinden re'sen mahsup edilemez.
İşçinin trafik cezasından dolayı ayrıca hukuki sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ise somut olay, kusur, sözleşme hükümleri, deliller ve ilgili mevzuat çerçevesinde ayrıca belirlenir.
İş Sözleşmesinde Trafik Cezası İşçiye Aittir Yazıyorsa Maaştan Kesilebilir mi?
Şirket aracı trafik cezası maaştan kesilir mi? sorusunda uygulamada en sık karşılaşılan savunmalardan biri, iş sözleşmesinde, araç tahsis sözleşmesinde veya araç teslim tutanağında “trafik cezaları çalışan tarafından karşılanır” şeklinde bir hüküm bulunmasıdır.
Böyle bir hüküm, trafik cezasından doğan sorumluluğun belirlenmesinde önemlidir. Ancak trafik cezasından işçinin sorumlu tutulmasına ilişkin sözleşme hükmü ile ceza bedelinin doğrudan işçinin ücretinden kesilmesi aynı hukuki işlem değildir.
Başka bir ifadeyle, sözleşmede trafik cezalarının işçiye ait olduğunun yazılı olması, işverene ücret üzerinde sınırsız ve koşulsuz bir kesinti yetkisi vermez. Ücretten yapılacak takas ve mahsup işlemlerinde ücretin korunmasına ilişkin emredici hükümler ayrıca dikkate alınmalıdır.
“Trafik cezasından işçi sorumludur.” şeklindeki sözleşme hükmü ile “işveren bu tutarı işçinin maaşından tek taraflı olarak kesebilir.” sonucu aynı değildir.
İşverenin bir alacağının bulunması ile bu alacağı ücret üzerinden re'sen tahsil edebilmesi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Araç Zimmet Tutanağında Trafik Cezaları Çalışana Aittir Yazması Ne Anlama Gelir?
Şirketler, işçiye araç teslim ederken çoğu zaman araç zimmet tutanağı, araç tahsis sözleşmesi veya şirket araç kullanım prosedürü imzalatmaktadır. Bu belgelerde aracın kullanım şartları, yakıt giderleri, bakım yükümlülükleri, trafik kurallarına uyma yükümlülüğü ve trafik cezalarının hangi tarafa ait olacağı düzenlenebilir.
İşçinin imzaladığı belgede, kendi kullanımından ve trafik kuralı ihlalinden kaynaklanan cezaların kendisine ait olduğunun açıkça düzenlenmiş olması, işçinin trafik cezasından doğan sorumluluğunun belirlenmesinde dikkate alınabilecek önemli bir sözleşmesel düzenlemedir.
Ancak uyuşmazlık yalnızca cezanın kime ait olduğu konusunda değildir. İşveren ceza tutarını doğrudan ücret alacağından mahsup etmişse, ücret mahsubunun hukuka uygunluğu da ayrıca incelenmek zorundadır.
Araç teslim tutanağında şu hükmün bulunduğunu varsayalım:
“Aracın çalışan tarafından kullanılması sırasında çalışanın trafik kuralı ihlalinden kaynaklanan idari para cezaları çalışan tarafından karşılanacaktır.”
Bu hüküm, cezanın hangi tarafa yükletileceğinin değerlendirilmesinde önem taşır. Ancak bundan otomatik olarak “işveren ceza bedelini istediği ay işçinin maaşından tek taraflı biçimde kesebilir” sonucu çıkarılamaz.
Yargıtay'ın Açık Muvafakat Aramasının Önemi Nedir?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında bu konu bakımından dikkat edilmesi gereken ifade “açık muvafakat”tir.
Karara konu olayda, işçinin şirkete ait aracı kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarlar ücretinden mahsup edilmiştir. Yargıtay ise işçinin açık muvafakati bulunmadan yapılan re'sen mahsubu mevzuata aykırı kabul etmiştir.
⚖️ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/13342
Karar No: 2019/16167
Karar Tarihi: 18.09.2019
Kararın bu makale bakımından temel sonucu:
Şirket aracının kullanımı sırasında işçinin sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların, işçinin açık muvafakati olmadan ücretinden re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırıdır.
Genel Sözleşme Maddesi ile Açık Muvafakat Aynı Şey midir?
Bu noktada belgenin yalnızca başlığına değil, hükmün içeriğine ve işçinin hangi işleme hangi kapsamda rıza gösterdiğine bakılması gerekir.
“Trafik cezaları çalışana aittir” şeklindeki genel bir sorumluluk hükmü, trafik cezasının ekonomik yükünün kime ait olacağı konusunda önem taşıyabilir. Buna karşılık belirli bir trafik cezasının belirli bir ücret alacağından mahsup edilmesine ilişkin irade, ücret mahsubu bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur.
Bu nedenle işverenin yalnızca standart sözleşmedeki genel bir maddeye dayanarak her trafik cezasını bordrodan otomatik biçimde düşmesinin hukuka uygun olduğu söylenemez.
İşçi Sonradan Yazılı Olarak Kesintiyi Kabul Ederse Ne Olur?
İşçinin somut trafik cezasını, tutarını ve ücretinden yapılacak mahsubu bilerek açık bir irade ortaya koyması hâlinde, durum genel ve belirsiz bir sözleşme hükmünden farklı değerlendirilir.
Örneğin hangi trafik cezasına ilişkin olduğu, ceza tutarı ve hangi alacaktan mahsup edileceği açıkça belirlenmiş bir belge, uyuşmazlık hâlinde tarafların iradesinin tespitinde önem taşıyabilir.
Bununla birlikte ücretin korunmasına ilişkin emredici hükümler nedeniyle, kullanılan belgenin adı değil gerçek içeriği, düzenlenme zamanı, kapsamı ve işçinin iradesi dikkate alınmalıdır.
İşveren İşe Girerken Her Türlü Kesinti İçin Peşinen Onay Alabilir mi?
İş sözleşmelerinde zaman zaman çok geniş ifadeler kullanılmaktadır. Örneğin “işçinin şirkete vereceği her türlü zarar ve ceza ücretinden kesilir” şeklinde genel hükümlerle karşılaşılabilir.
Ancak böyle bir hüküm, işverene gelecekte doğabilecek belirsiz nitelikteki bütün alacakları hiçbir sınırlamaya tabi olmadan işçinin ücretinden tahsil etme yetkisi veren sınırsız bir hak olarak değerlendirilemez.
Somut kesintinin hukuki niteliği, işçinin sorumluluğu, kesintiye ilişkin iradesi ve ücretin korunmasına ilişkin kanuni hükümler birlikte değerlendirilmelidir.
İş sözleşmesine yalnızca “trafik cezaları maaştan kesilir” şeklinde bir madde eklemek, yapılacak her kesintiyi kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
İşverenin alacağının dayanağı ile bu alacağın ücret üzerinden tahsil edilme yöntemi birbirinden ayrılmalıdır.
İşçi Araç Teslim Tutanağını İmzalamadıysa Ne Olur?
Araç tahsisine ilişkin yazılı bir belge bulunmaması, tek başına işçinin trafik ihlalinden hiçbir şekilde sorumlu tutulamayacağı anlamına gelmez. Somut olay başka delillerle de ispatlanabilir.
Örneğin araç takip kayıtları, görev çizelgeleri, trafik cezasının tarih ve saat bilgileri, şirket içi yazışmalar ve diğer hukuka uygun deliller, aracı ihlal tarihinde kimin kullandığının belirlenmesinde önem taşıyabilir.
Ancak işverenin işçinin sorumluluğunu ispatlayabilmesi ile ücretinden tek taraflı kesinti yapabilmesi yine aynı mesele değildir.
TBK m.407 Neden Önemlidir?
Türk Borçlar Kanunu'nun 407. maddesi işverenin, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu takas etmesini sınırlandırmaktadır. İşçinin rızası bulunmadıkça işveren kural olarak işçiden olan alacağını ücret borcuyla takas edemez.
Kanunda ayrıca, işçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan zarardan doğan alacaklar bakımından ücretin haczedilebilir kısmı oranında özel bir istisna öngörülmüştür.
Bu nedenle işverenin trafik cezasından kaynaklandığını ileri sürdüğü alacağın varlığı kadar, bu alacağı hangi yöntemle tahsil ettiği de hukuki denetime tabidir.
Şirket Aracı Kullanan İşçi Nelere Dikkat Etmelidir?
Şirket aracı teslim edilirken imzalanan belgeler dikkatle okunmalıdır. Özellikle trafik cezaları, araç hasarları, HGS/otoyol geçişleri, yakıt giderleri ve aracın üçüncü kişilere kullandırılması konusunda düzenlenen hükümler önem taşır.
Bir trafik cezası nedeniyle maaştan kesinti yapılmışsa işçi;
- İş sözleşmesini,
- Araç zimmet veya teslim tutanağını,
- Araç kullanım prosedürünü,
- Trafik cezası tutanağını,
- İlgili ayın ücret bordrosunu,
- Banka ücret ödeme kaydını,
- Kesintiye ilişkin yazılı bildirim ve yazışmaları
birlikte incelemelidir. Uyuşmazlıkta yalnızca trafik cezasının varlığı değil, ücretten yapılan kesintinin hukuki dayanağı da belirleyicidir.
İş sözleşmesinde veya araç zimmet tutanağında “trafik cezaları işçiye aittir” şeklinde bir hüküm bulunması, cezanın sorumluluğunun belirlenmesinde önemli olabilir.
Ancak böyle bir hüküm, işverene her trafik cezasını hiçbir ek hukuki değerlendirme yapmadan doğrudan maaştan kesme konusunda sınırsız bir yetki vermez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında, işçinin açık muvafakati bulunmadan trafik para cezalarının ücretinden re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırı bulunmuştur.
Şirket Aracıyla Alınan Hız, Radar, Park ve Diğer Trafik Cezalarından İşçi Sorumlu mudur?
Şirket aracı trafik cezası maaştan kesilir mi? sorusunun yanında uygulamada cevaplanması gereken ikinci önemli mesele, şirket aracını kullanan işçinin trafik cezasından hukuken sorumlu olup olmadığıdır.
Şirket aracının işverene ait olması, aracı kullanan işçinin kendi trafik kuralı ihlalinden doğan sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İşçinin görev sırasında aracı kullanıyor olması da kişisel trafik kuralı ihlalini otomatik olarak işverenin sorumluluğuna dönüştürmez.
Ancak burada iki hukuki konu kesin biçimde birbirinden ayrılmalıdır:
1. Trafik ihlalinden ve bundan doğan ekonomik sonuçtan işçinin sorumlu olup olmadığı.
2. İşverenin ödediği trafik cezasını işçinin ücretinden doğrudan kesip kesemeyeceği.
İşçinin trafik ihlalinden sorumlu tutulabilmesi, işverene otomatik olarak maaştan tek taraflı kesinti yapma yetkisi vermez.
İşçinin Kusuruyla Verdiği Zararda TBK m.400 Uygulanır
Türk Borçlar Kanunu'nun 400. maddesine göre işçi, işverene kusuruyla verdiği zarardan sorumludur. İşçinin sorumluluğunun belirlenmesinde ise işin tehlikeli olup olmadığı, uzmanlık ve eğitim gerektirip gerektirmediği ile işçinin işveren tarafından bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve nitelikleri dikkate alınır.
Bu nedenle şirket aracıyla meydana gelen her trafik cezasında yalnızca aracın plakasına bakılarak sonuca gidilmemelidir. İhlalin niteliği, ihlal tarihinde aracı kimin kullandığı ve cezanın hangi davranıştan kaynaklandığı belirlenmelidir.
📚 Türk Borçlar Kanunu m.400
Temel kural: İşçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumludur.
Sorumluluğun belirlenmesinde işin niteliği, tehlikesi, uzmanlık ve eğitim gerektirip gerektirmediği ile işçinin bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve nitelikleri dikkate alınır.
Şirket Aracıyla Hız veya Radar Cezası Alınırsa Kim Sorumludur?
İşçinin kullandığı şirket aracıyla hız sınırının aşılması nedeniyle trafik idari para cezası düzenlenmişse, öncelikle ihlali gerçekleştiren sürücünün kim olduğu tespit edilmelidir.
Aracın belirli bir tarihte ve saatte işçinin kullanımında olduğunun ortaya konulması ve hız ihlalinin sürücünün davranışından kaynaklanması, işçinin sorumluluğunun değerlendirilmesinde güçlü bir olgudur.
Ancak işveren cezayı ödemiş olsa dahi bundan doğrudan “cezayı maaştan keserim” sonucu çıkmaz. Ücretten mahsup bakımından TBK m.407 ve Yargıtay'ın açık muvafakat yönündeki değerlendirmesi ayrıca dikkate alınmalıdır.
Kırmızı Işık Cezası İşçiye Ait Olabilir mi?
Şirket aracını kullanan işçinin kırmızı ışık ihlali yaptığı tespit edilmişse, ihlal doğrudan sürücünün araç kullanma davranışından kaynaklanır. Bu durum işçinin sorumluluğunun değerlendirilmesinde esas alınabilir.
Bununla birlikte işçinin kırmızı ışık ihlaline sebep olduğunun ispatlanması ile işverenin ceza tutarını tek taraflı olarak ücret bordrosundan düşebilmesi birbirinden farklıdır.
Şirket aracı 15.30'da kırmızı ışık ihlali nedeniyle kamerayla tespit edilmiştir. Araç teslim kayıtları ve görev kayıtları aracın bu saatte işçi tarafından kullanıldığını göstermektedir.
Bu deliller işçinin ihlalden sorumluluğunun belirlenmesinde kullanılabilir.
Ancak işverenin cezayı ödemesi ve ihlali yapan işçiyi tespit etmesi, ücretten yapılacak mahsubun hukuka uygunluğu meselesini ortadan kaldırmaz.
Hatalı Park Cezasında İşçinin Sorumluluğu Nasıl Belirlenir?
Hatalı park nedeniyle düzenlenen trafik cezasında da cezanın tarih ve saati ile aracı o anda kullanan kişinin tespit edilmesi gerekir.
İşçi, şirket aracını trafik kurallarına aykırı bir yere kendi tercihiyle park etmişse bu davranış, işçinin sorumluluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınır.
Ancak olayın işverenin talimatıyla veya işin yürütülmesinden kaynaklanan özel koşullar altında gerçekleştiği ileri sürülüyorsa, somut olayın bütün özellikleri incelenmelidir. İşveren talimatı da trafik kurallarına aykırı hareket edilmesini kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Telefon Kullanma ve Emniyet Kemeri Cezalarında Durum Nedir?
Seyir hâlinde mevzuata aykırı şekilde telefon kullanılması veya emniyet kemeri yükümlülüğüne uyulmaması gibi sürücünün kişisel davranışına bağlı ihlallerde, ihlali gerçekleştiren sürücünün tespiti önemlidir.
Şirket aracının kullanılması, sürücünün trafik kurallarına uyma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Bununla birlikte burada da aynı ayrım geçerlidir: işçinin ihlalden sorumlu olması ile işverenin ceza tutarını işçinin maaşından doğrudan kesebilmesi aynı hukuki sonuç değildir.
HGS ve Otoyol Geçiş Cezaları Aynı Şekilde mi Değerlendirilir?
HGS, otoyol veya köprü geçişlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda önce cezanın neden oluştuğu belirlenmelidir. Çünkü her geçiş ihlali yalnızca sürücünün kişisel trafik kuralı ihlalinden kaynaklanmayabilir.
Örneğin aracın HGS hesabında yeterli bakiye bulunmaması, etiket veya hesap bilgilerindeki sorunlar ya da şirket tarafından yürütülen ödeme sistemindeki aksaklıklar ile sürücünün kendi davranışından kaynaklanan bir ihlal aynı şekilde değerlendirilemez.
Şirket aracına HGS veya geçiş ihlali cezası gelmiş olması, cezanın otomatik olarak işçiden kaynaklandığını göstermez.
Önce geçiş ihlalinin nedeni ve ödeme yükümlülüğünün kim tarafından yerine getirilmesi gerektiği belirlenmelidir.
Şirket Aracını Birden Fazla Çalışan Kullanıyorsa Ne Olur?
Uygulamada en önemli ispat sorunlarından biri budur. Aynı şirket aracının vardiyalı olarak veya farklı günlerde birden fazla çalışan tarafından kullanılması hâlinde, yalnızca aracın genel olarak belirli bir personele tahsis edilmiş olması her trafik cezasının o çalışana ait olduğunu ispatlamayabilir.
İhlalin gerçekleştiği tarih ve saat ile araç kullanım kayıtlarının eşleştirilmesi gerekir.
Bu amaçla somut olayın niteliğine göre;
- Araç teslim ve zimmet kayıtları,
- Görev formları,
- Vardiya çizelgeleri,
- Araç takip sistemi kayıtları,
- Trafik cezası tutanakları,
- Şirket içi yazışmalar,
- İşçinin konuya ilişkin yazılı beyanları
gibi hukuka uygun deliller önem taşıyabilir.
Plakaya Gelen Her Ceza İşçiye Yüklenebilir mi?
Hayır. Şirket aracının plakasına trafik cezası düzenlenmiş olması tek başına belirli bir işçinin bu cezadan sorumlu olduğunu göstermez.
İşçinin sorumluluğunun ileri sürülebilmesi için somut trafik ihlali ile işçinin davranışı arasındaki bağlantının ortaya konulması gerekir. Özellikle birden fazla kişinin kullandığı araçlarda bu husus daha da önemlidir.
İşveren “Cezayı Sen Aldın” Diyerek Maaştan Kesinti Yapabilir mi?
İşçinin trafik ihlalini gerçekleştirdiğinin ortaya konulması, sorumluluk bakımından önemlidir. Ancak Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında açıkça görüldüğü üzere, trafik cezasına işçinin sebep olması ile cezanın ücretinden re'sen mahsup edilmesi aynı hukuki mesele değildir.
⚖️ Yargıtay'ın Somut Olaydaki Sonucu
İncelenen kararda trafik para cezalarının işçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu cezalar olduğu belirtilmiştir.
Buna rağmen işveren tarafından ödenen bu tutarların işçinin açık muvafakati olmadan ücretinden re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
2017/13342 E. – 2019/16167 K.
18.09.2019
İşverenin Talimatıyla Hız Yapıldığı İddia Edilirse Ne Olur?
İşçinin “teslimatı yetiştirmem istendi”, “müşteriye yetişmem gerekiyordu” veya benzeri bir gerekçeyle trafik kuralını ihlal etmiş olması, trafik kuralına aykırı davranışı kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Bununla birlikte işçi ile işveren arasındaki zarar ve sorumluluk uyuşmazlığında işin nasıl organize edildiği, verilen talimatlar, çalışma koşulları ve olayın somut özellikleri değerlendirmede önem taşıyabilir.
Bu nedenle özellikle yoğun saha çalışması, dağıtım, servis ve lojistik faaliyetlerinde her olay kendi delilleri üzerinden incelenmelidir.
Trafik Cezasının İşçiye Ait Olduğunu Kim İspatlamalıdır?
İşveren, trafik cezasından kaynaklanan bir tutarın işçiden tahsil edilmesi gerektiğini ileri sürüyorsa, iddiasının dayanağını ortaya koymalıdır. Yalnızca ceza makbuzunun şirket adına düzenlenmiş olması, işçinin kişisel sorumluluğunun ispatı için her durumda yeterli değildir.
Özellikle aracı birden fazla kişinin kullandığı işyerlerinde ihlal tarihi, ihlal saati ve sürücü bilgisi belirleyici hâle gelir.
Hız / Radar: Aracı ihlal anında kimin kullandığı ve hız ihlalinin sürücüden kaynaklanıp kaynaklanmadığı.
Kırmızı Işık: İhlal anındaki sürücünün tespiti.
Hatalı Park: Aracı kimin ve hangi koşullarda park ettiği.
Telefon / Emniyet Kemeri: İhlali gerçekleştiren sürücünün belirlenmesi.
HGS / Geçiş İhlali: İhlalin sürücünün davranışından mı yoksa şirketin ödeme/hesap sisteminden mi kaynaklandığının tespiti.
Şirket aracının kullanılması, işçiyi trafik kurallarına uyma yükümlülüğünden kurtarmaz. İşçi, şartları oluştuğunda kusuruyla işverene verdiği zarardan sorumlu olabilir.
Ancak işçinin trafik cezasından sorumlu olması, ceza bedelinin otomatik olarak maaşından kesilebileceği anlamına gelmez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında, işçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların işçinin açık muvafakati olmadan ücretinden re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırı bulunmuştur.
Trafik Cezası Maaştan Kesildiyse İşçi Parasını Nasıl Geri Alabilir?
Şirket aracı trafik cezası maaştan kesilir mi? sorusu çoğu zaman işçinin ücretini aldıktan sonra ortaya çıkmaktadır. İşçi maaşının eksik yatırıldığını fark etmekte; ücret bordrosunu veya işveren kayıtlarını incelediğinde eksik ödemenin trafik cezası, araç cezası veya benzeri bir mahsup işleminden kaynaklandığını öğrenmektedir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında, işçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların işçinin açık muvafakati olmadan ücretinden re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırı bulunmuştur.
Bu nedenle maaşından trafik cezası kesilen işçi açısından ilk yapılması gereken işlem, yalnızca “cezayı ben aldım mı?” sorusuna cevap vermek değildir. Kesintinin hangi hukuki dayanakla, ne kadar ve hangi belgeye dayanılarak yapıldığı da belirlenmelidir.
İşçinin şirket aracıyla sebep olduğu trafik cezasının işveren tarafından ödenmiş olması, bu tutarın işçinin açık muvafakati olmadan maaşından re'sen mahsup edilmesini kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
Hukuka aykırı biçimde eksik ödenen ücret, şartları oluştuğunda işçilik alacağı olarak talep edilebilir.
1. Önce Maaştan Gerçekten Ne Kadar Kesildiği Belirlenmelidir
İlk aşamada işçinin normalde alması gereken ücret ile banka hesabına yatırılan tutar karşılaştırılmalıdır.
Örneğin işçinin o ay ödenmesi gereken net ücretinden 4.500 TL eksik ödeme yapılmış ve işveren bu farkın şirket aracına gelen trafik cezasından kaynaklandığını bildirmişse, uyuşmazlığın konusu öncelikle bu 4.500 TL'lik ücret farkıdır.
Kesintinin tespiti bakımından özellikle şu belgeler önem taşır:
- İlgili aya ait ücret bordrosu,
- Banka hesap hareketleri,
- İş sözleşmesi,
- Araç tahsis veya zimmet tutanağı,
- Trafik idari para cezası tutanağı,
- İşveren tarafından gönderilen kesinti bildirimi,
- E-posta ve şirket içi yazışmalar,
- Kesintiye ilişkin WhatsApp veya diğer yazılı mesajlar,
- Varsa işçinin kesintiye ilişkin verdiği yazılı beyan.
2. Ücret Bordrosunda “Trafik Cezası Kesintisi” Yazıyorsa Ne Olur?
Ücret bordrosunda trafik cezası, araç cezası, hasar bedeli veya benzeri bir kesinti gösterilmiş olması önemli bir delildir. Ancak bordro tek başına incelenmemelidir.
İşçinin bordroyu imzalayıp imzalamadığı, bordroda ihtirazi kayıt bulunup bulunmadığı, bankaya yatırılan ücret ile bordrodaki tutarın birbirini karşılayıp karşılamadığı ve kesintinin hangi hukuki sebebe dayandığı birlikte değerlendirilmelidir.
Aylık ücretin 45.000 TL olduğunu varsayalım. İşveren, 6.000 TL trafik cezasını mahsup ederek işçinin hesabına 39.000 TL yatırmış olsun.
Uyuşmazlıkta yalnızca “trafik cezasını kim aldı?” sorusu incelenmez.
Aynı zamanda işverenin bu 6.000 TL'yi işçinin ücretinden hangi hukuki yetkiye dayanarak mahsup ettiği araştırılır.
3. İşçiden Açık Muvafakat Alınmış mı?
Yargıtay'ın incelediğimiz kararında bu husus özellikle önem taşımaktadır. Yargıtay, trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların işçinin açık muvafakati bulunmadan ücretinden re'sen mahsup edilmesini mevzuata aykırı kabul etmiştir.
Bu nedenle uyuşmazlıkta işveren tarafından “işçi zaten cezayı kabul etmişti” denilmesi tek başına yeterli değildir. İşçinin cezaya sebep olduğunu kabul etmesi ile ceza bedelinin ücretinden mahsup edilmesine açıkça muvafakat etmesi birbirinden farklıdır.
⚖️ Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas: 2017/13342
Karar: 2019/16167
Tarih: 18.09.2019
Kararın ortaya koyduğu temel sonuç, işçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların işçinin açık muvafakati olmaksızın ücretinden re'sen mahsup edilmesinin mevzuata aykırı olduğudur.
4. İşverenden Kesilen Ücret Talep Edilebilir mi?
Hukuka aykırı bir mahsup nedeniyle eksik ödenen ücret işverenden talep edilebilir. Ancak talebin sonucu, somut olayın belgelerine ve işverenin kesintiye ilişkin hukuki savunmasına göre belirlenir.
Bu nedenle işçinin talepte bulunmadan önce kesintinin miktarını, tarihini ve nedenini açık şekilde tespit etmesi önemlidir.
İşveren tarafından yapılan ödeme kayıtları ile işçinin hak ettiği ücret arasındaki fark, uyuşmazlıkta hesaplanabilir bir alacak kalemi hâline gelir.
5. İş Mahkemesinde Dava Açmadan Önce Arabuluculuk Zorunlu mudur?
Evet. İşçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade taleplerine ilişkin uyuşmazlıklarda, kanunda öngörülen kapsam dahilinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Dolayısıyla işçi, hukuka aykırı şekilde kesildiğini ileri sürdüğü ücret alacağını dava yoluyla talep etmek istiyorsa, kural olarak önce dava şartı arabuluculuk sürecini tamamlamalıdır.
1. Ücret bordrosu ve banka kayıtları incelenir.
2. Trafik cezasının hangi nedenle ve kimin kullanımında oluştuğu belirlenir.
3. İş sözleşmesi ve araç tahsis belgeleri kontrol edilir.
4. İşçinin kesintiye ilişkin açık muvafakatinin bulunup bulunmadığı incelenir.
5. Talep çözümlenmezse dava şartı arabuluculuk süreci gündeme gelir.
6. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa şartları mevcutsa iş mahkemesinde alacak davası açılabilir.
6. Arabuluculukta Anlaşma Sağlanamazsa Ne Olur?
Arabuluculuk görüşmeleri sonucunda tarafların anlaşamaması hâlinde, dava şartına ilişkin son tutanak düzenlenir. Bundan sonra işçi, talebinin niteliğine ve şartlarına göre görevli ve yetkili mahkemede işçilik alacağı davası açabilir.
Mahkeme, uyuşmazlığı yalnızca trafik cezasının varlığı üzerinden değerlendirmez. Kesintinin dayanağı, ücretin miktarı, işçinin rızası, iş sözleşmesi, araç kullanım belgeleri, cezanın kaynağı ve tarafların sunduğu diğer deliller birlikte değerlendirilir.
7. İşçi İşten Ayrılmadan da Kesilen Parayı İsteyebilir mi?
Evet. Ücret alacağının talep edilmesi için iş sözleşmesinin mutlaka sona ermiş olması gerekmez. İş ilişkisi devam ederken de ödenmeyen veya eksik ödenen ücret alacağı uyuşmazlık konusu olabilir.
Dolayısıyla işçi hâlen aynı işyerinde çalışıyor olsa dahi maaşından hukuka aykırı bir kesinti yapıldığını düşünüyorsa, ücret farkına ilişkin haklarını ileri sürebilir.
8. İşten Ayrıldıktan Sonra Son Maaştan Trafik Cezası Kesilmişse Ne Olur?
İşverenin iş sözleşmesinin sona ermesi üzerine düzenlenen son ücret hesabından trafik cezası düşmesi de aynı hukuki denetime tabidir.
İşçinin işten ayrılmış olması, işverene son ücret veya diğer işçilik alacakları üzerinde sınırsız mahsup yetkisi vermez.
Bu nedenle son maaşta veya işten ayrılış hesabında “trafik cezası” adı altında bir düşüş varsa, kesintinin dayanağı ve işçinin buna ilişkin iradesi ayrıca incelenmelidir.
9. Maaştan Kesinti Yapıldığını Nasıl İspatlayabilirim?
Kesintinin ispatında özellikle ücret bordroları ile banka kayıtlarının karşılaştırılması önemlidir. Bunun yanında işverenin kesintiyi açıkladığı yazılı bildirimler, e-postalar ve diğer hukuka uygun deliller kullanılabilir.
Örneğin işveren tarafından işçiye gönderilen “Bu ay şirket aracına gelen trafik cezası maaşınızdan düşülmüştür” şeklindeki bir yazılı bildirim, kesintinin sebebinin belirlenmesi bakımından önemli olabilir.
İşçinin uyuşmazlık ihtimali doğduğunda ilgili belgeleri silmemesi ve kayıtları muhafaza etmesi önemlidir.
10. Trafik Cezası Kesintisi Nedeniyle İş Sözleşmesi Feshedilebilir mi?
Ücretin kanuna veya sözleşmeye uygun şekilde hesaplanmaması veya ödenmemesi, iş hukuku bakımından ayrıca sonuç doğurabilecek bir konudur. Ancak her ücret kesintisinin otomatik olarak aynı fesih sonucunu doğurduğu söylenemez.
Fesih düşünülüyorsa kesintinin miktarı, niteliği, sürekliliği, işverenin tutumu ve diğer somut olay koşulları değerlendirilmeden hareket edilmemelidir. Fesih, kıdem tazminatı ve diğer işçilik haklarını doğrudan etkileyebileceğinden, somut olayın belgeleri üzerinden hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
Maaştan trafik cezası kesildiği gerekçesiyle işçinin doğrudan istifa dilekçesi vermesi, hak kaybı doğurabilecek sonuçlara yol açabilir.
İş sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin bir işlem yapılmadan önce kesintinin hukuki niteliği ve fesih şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
Maaştan Trafik Cezası Kesintisinde Hangi Belgeler Saklanmalıdır?
Bir uyuşmazlık ortaya çıkmışsa işçinin özellikle aşağıdaki belgeleri muhafaza etmesi önemlidir:
- Ücret bordroları,
- Maaşın yatırıldığı banka hesap hareketleri,
- İş sözleşmesi,
- Araç zimmet ve teslim tutanakları,
- Şirket araç kullanım prosedürü,
- Trafik cezası tutanağı,
- Kesinti hakkında yapılan yazılı bildirimler,
- İlgili e-posta ve mesaj kayıtları.
İşveren tarafından trafik cezası gerekçesiyle işçinin ücretinden kesinti yapılmışsa, öncelikle kesintinin hukuki dayanağı ve işçinin açık muvafakati incelenmelidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında, şirket aracının kullanımı sırasında işçinin sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların işçinin açık muvafakati olmaksızın ücretinden re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırı bulunmuştur.
Bu nedenle hukuka aykırı mahsup nedeniyle eksik ödenen ücret, şartları oluştuğunda işçilik alacağı olarak talep edilebilir; dava yoluna gidilecekse dava şartı arabuluculuk süreci tamamlandıktan sonra iş mahkemesinde ileri sürülebilir.
İşten Ayrılan İşçinin Son Maaşından Trafik Cezası Kesilebilir mi?
Şirket aracı trafik cezası maaştan kesilir mi? sorusu yalnızca iş sözleşmesi devam eden çalışanlar bakımından gündeme gelmez. Uygulamada trafik cezası ve araç zararlarına ilişkin kesintiler sıklıkla işçinin işten ayrıldığı tarihte yapılan son ücret hesabında ortaya çıkmaktadır.
İşveren, işçinin işten ayrılmış olmasını gerekçe göstererek trafik cezası, araç hasarı veya benzeri bir alacağını son maaştan kendiliğinden kesme konusunda sınırsız bir yetkiye sahip değildir. İş sözleşmesinin sona ermesi, ücretin korunmasına ilişkin kuralları ortadan kaldırmaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında da işçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların, işçinin açık muvafakati bulunmadan ücretinden re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırı bulunmuştur.
İşçinin işten ayrılması, işverene trafik cezası veya araç zararı olduğunu ileri sürdüğü her tutarı son ücret hesabından otomatik olarak düşme hakkı vermez.
İşverenin ileri sürdüğü alacağın varlığı ile bu alacağın işçinin ücretinden tek taraflı olarak mahsup edilmesi ayrı hukuki meselelerdir.
Son Maaştan Trafik Cezası Kesilirse Ne Olur?
İşçinin son çalışma dönemine ait ücretinden trafik cezası adı altında kesinti yapılmışsa öncelikle işçinin hak ettiği ücret, fiilen ödenen tutar ve kesintinin miktarı belirlenmelidir.
Ardından trafik cezasının hangi tarihte düzenlendiği, ihlal tarihinde şirket aracını kimin kullandığı, işçinin bu cezadan sorumlu olup olmadığı ve ücretinden yapılacak mahsuba ilişkin açık muvafakatinin bulunup bulunmadığı incelenmelidir.
İşverenin yalnızca “çalışanın şirkete trafik cezası borcu vardı” şeklindeki açıklaması, ücret üzerinden gerçekleştirilen her mahsubu kendiliğinden hukuka uygun hâle getirmez.
İşçinin işten ayrıldığı ay için 40.000 TL ücret alacağı bulunduğunu varsayalım. İşveren, daha önce şirket aracına düzenlenen 7.500 TL trafik cezasını gerekçe göstererek işçiye 32.500 TL ödeme yapmış olsun.
Böyle bir uyuşmazlıkta yalnızca trafik cezasının varlığı araştırılmaz. 7.500 TL'nin işçinin ücretinden hangi hukuki dayanakla mahsup edildiği de ayrıca incelenir.
İşten Çıkışta İbraname İmzalanmışsa Trafik Cezası Kesintisi Geçerli Olur mu?
İş ilişkisinin sona ermesinden sonra düzenlenen ibraname ve benzeri belgelerin geçerliliği yalnızca belgenin üzerinde “ibraname” yazmasına bağlı değildir. Türk Borçlar Kanunu'nun 420. maddesi, işçinin işverenden olan alacağına ilişkin ibra sözleşmeleri bakımından özel geçerlilik şartları öngörmektedir.
Kanuna göre ibra sözleşmesinin yazılı olması, iş sözleşmesinin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türü ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin hak tutarına göre noksansız şekilde banka aracılığıyla yapılması gerekir.
Bu şartları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibranameler kesin olarak hükümsüzdür.
📚 Türk Borçlar Kanunu m.420
İşçinin işverenden olan alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin geçerliliği kanunda özel şartlara bağlanmıştır.
Bu nedenle işten çıkış sırasında işçiye imzalatılan her belge, işçinin ücret ve diğer işçilik alacaklarından geçerli şekilde vazgeçtiği anlamına gelmez.
“Tüm Haklarımı Aldım” Belgesi Kesinti İçin Yeterli midir?
Tek başına böyle genel bir ifade, her durumda bütün işçilik alacaklarının sona erdiğini göstermez. İşçilik alacaklarına ilişkin ibra belgelerinin hukuki sonucu TBK m.420'deki şartlar çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Özellikle işten ayrıldığı gün işçiye imzalatılan standart bir belgede “tüm haklarımı aldım” yazması, kanundaki ibra şartları dikkate alınmadan kesin ve sınırsız bir ibra sonucu doğurmaz.
Son Maaş ile Kıdem ve İhbar Tazminatı Aynı Şey midir?
Hayır. Ücret alacağı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, prim ve diğer işçilik alacakları farklı hukuki niteliklere sahip alacak kalemleridir.
Bu nedenle işverenin trafik cezası nedeniyle bir alacak ileri sürmesi hâlinde, hangi işçilik alacağından hangi hukuki gerekçeyle mahsup yapıldığının açıkça belirlenmesi gerekir.
Özellikle ücret bakımından TBK m.407'deki takas sınırlaması önem taşır. İşverenin işçiden olan bir alacağı ile ücret borcunu takas edebilmesi kanunda özel olarak sınırlandırılmıştır.
“İşçi ayrılıyor, bütün borçlarını son hesabından düşelim” yaklaşımı hukuken güvenli değildir.
Her alacak kaleminin niteliği, takas ve mahsup şartları ile işçinin iradesi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Prim veya İkramiyeden Trafik Cezası Kesilebilir mi?
Prim ve ikramiye bakımından öncelikle söz konusu ödemenin hukuki niteliği belirlenmelidir. İş sözleşmesi, işyeri uygulaması, prim sistemi ve ödemenin hangi koşullarda hak edildiği incelenmeden yalnızca “primden kestik” denilerek kesin bir sonuca varılamaz.
Ödeme ücret niteliğindeyse ücretin korunmasına ilişkin hükümler de değerlendirmeye girer. Bu nedenle işverenin trafik cezasını maaş yerine primden düşmüş olması, yapılan işlemi otomatik olarak hukuka uygun hâle getirmez.
Kullanılmayan Yıllık İzin Ücretinden Trafik Cezası Mahsup Edilebilir mi?
İş sözleşmesi sona erdiğinde hak kazanılan kullanılmamış yıllık izin sürelerine ilişkin ücret, ayrıca hesaplanması gereken bir işçilik alacağıdır.
İşverenin trafik cezası veya başka bir alacak ileri sürerek yıllık izin ücretinde mahsup yapması hâlinde, yapılan işlemin hukuki dayanağı ayrıca incelenmelidir. İşverenin tek taraflı bir hesap cetveli düzenlemiş olması, uyuşmazlığı kendiliğinden sona erdirmez.
İşveren Trafik Cezası Yerine “Araç Hasarı” Kesintisi Yaparsa Ne Olur?
Trafik cezası ile araç hasarı aynı hukuki olay değildir. Araç hasarında işçinin sorumluluğu değerlendirilirken TBK m.400 kapsamında kusur ve zararın oluşum koşulları önem taşır.
Örneğin şirket aracında meydana gelen her çizik, mekanik arıza veya kaza bedeli otomatik olarak işçiye yüklenemez. Hasarın nasıl meydana geldiği, işçinin kusuru, işin niteliği, olayın gerçekleşme biçimi ve zararın miktarı belirlenmelidir.
Ayrıca işverenin işçiden araç hasarı nedeniyle bir alacağının bulunduğunu ileri sürmesi ile bu alacağı doğrudan işçinin ücretinden kesebilmesi yine birbirinden farklıdır.
Trafik cezası: Trafik kuralının ihlalinden kaynaklanan idari yaptırım söz konusudur.
Araç hasarı: İşverenin malvarlığında meydana geldiği ileri sürülen zarar söz konusudur.
Her iki durumda da işçinin sorumluluğunun ve ücret üzerinden yapılacak mahsubun hukuki şartları ayrıca değerlendirilmelidir.
İşten Ayrıldıktan Sonra Trafik Cezası Gelirse Ne Olur?
Bazı trafik cezaları işverene, işçinin işten ayrılmasından sonra tebliğ edilebilir. Cezanın daha sonra tebliğ edilmiş olması, tek başına işçinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz veya kesin olarak ortaya koymaz.
Önemli olan ihlalin gerçekleştiği tarih ve saattir. İşveren, cezanın işçinin çalışma döneminde ve onun araç kullanımı sırasında meydana geldiğini ileri sürüyorsa bu iddianın dayanağını ortaya koymalıdır.
İşçi işten ayrıldıktan sonra ücret hesabı tamamen kapatılmışsa, işverenin sonradan ortaya çıkan bir alacağını ileri sürmesi de ücret üzerinde geriye dönük ve sınırsız bir kesinti yetkisi yaratmaz. Taraflar arasında alacak uyuşmazlığı bulunuyorsa bunun hukuka uygun yollarla çözümlenmesi gerekir.
İşveren Son Maaşın Tamamını Trafik Cezasına Sayabilir mi?
Ücretin korunmasına ilişkin hükümler nedeniyle işverenin, trafik cezası veya başka bir alacak iddiasını gerekçe göstererek işçinin ücretinin tamamını keyfî biçimde ödememesi hukuken kabul edilebilir bir yöntem değildir.
Özellikle TBK m.407, işverenin işçiden olan alacağı ile ücret borcunu takas etmesini sınırlandırmaktadır. Kanunda işçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan zararlar bakımından da yalnızca ücretin haczedilebilir kısmı yönünden özel bir istisna düzenlenmiştir.
İşten Ayrılan İşçi Hangi Belgeleri Almalıdır?
Son ücret hesabında trafik cezası veya araç hasarı kesintisi bulunduğunu düşünen işçinin mümkün olduğunca aşağıdaki belgeleri muhafaza etmesi önemlidir:
- Son aya ait ücret bordrosu,
- Banka ücret ödeme kayıtları,
- İş sözleşmesi,
- Araç tahsis veya zimmet tutanağı,
- Trafik cezası karar tutanağı,
- Varsa araç hasar tespit belgeleri,
- İşverenin yaptığı hesap dökümü,
- İbraname veya işten ayrılışta imzalatılan belgeler,
- Kesintiyle ilgili e-posta ve yazışmalar.
İşten Ayrıldıktan Sonra Kesilen Tutar Nasıl Talep Edilir?
İşveren tarafından hukuka aykırı biçimde eksik ödendiği ileri sürülen ücret veya diğer işçilik alacakları bakımından öncelikle alacağın türü ve miktarı belirlenmelidir.
İşçi veya işveren alacağı ve tazminatıyla ilgili uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce, kanuni kapsam dahilinde dava şartı arabuluculuğa başvurulması gerekir. Arabuluculukta anlaşma sağlanamaması hâlinde uyuşmazlığın niteliğine göre iş mahkemesinde dava yoluna başvurulabilir.
⚖️ Yargıtay Kararını Tekrar Hatırlatalım
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
2017/13342 E.
2019/16167 K.
18.09.2019
İşçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların işçinin açık muvafakati olmaksızın ücretinden re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırı bulunmuştur.
İşçinin işten ayrılmış olması, işverene trafik cezası veya araç zararı olduğunu ileri sürdüğü tutarları son maaştan veya diğer işçilik alacaklarından sınırsız biçimde kesme hakkı vermez.
Son hesapta yapılan kesintinin hukuka uygunluğu; alacağın niteliği, işçinin sorumluluğu, ücretin korunmasına ilişkin hükümler, takas ve mahsup şartları ile somut olayın belgeleri üzerinden belirlenmelidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında da açık muvafakat bulunmaksızın trafik para cezalarının ücret alacağından re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırı kabul edilmiştir.
Şirket Aracı Trafik Cezası ve Maaştan Kesinti Hakkında Sık Sorulan Sorular
Şirket aracı trafik cezası maaştan kesilir mi? Şirket aracı kullanan çalışanlar ile işverenler arasında en sık uyuşmazlık yaşanan konulardan biri trafik cezalarının kimin tarafından karşılanacağı ve bu tutarların işçinin ücretinden kesilip kesilemeyeceğidir. Aşağıda konuya ilişkin en sık sorulan soruları Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararı ve ilgili mevzuat çerçevesinde cevaplıyoruz.
1. Şirket aracı trafik cezası maaştan kesilir mi?
İşçinin açık muvafakati bulunmadan trafik cezasının ücretinden re'sen mahsup edilmesi hukuka uygun değildir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında, işçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların, işçinin açık muvafakati olmaksızın ücretinden re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırı bulunmuştur.
2. Şirket aracıyla alınan trafik cezasını kim öder?
Trafik cezasının kime yöneltileceği ve işçi-işveren ilişkisinde ekonomik sorumluluğun kime ait olacağı somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Şirket aracına ceza gelmesi, cezanın her durumda işverenin üzerinde kalacağı anlamına gelmediği gibi, her durumda işçinin maaşından kesilebileceği anlamına da gelmez.
3. İşçi trafik cezasına kendisi sebep olmuşsa maaştan kesilebilir mi?
Trafik cezasına işçinin sebep olması tek başına maaştan re'sen kesinti yapılması için yeterli değildir. Nitekim Yargıtay'ın incelediği olayda da trafik para cezalarının işçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu cezalar olduğu belirtilmiş; buna rağmen açık muvafakat bulunmaksızın ücretinden yapılan re'sen mahsup mevzuata aykırı kabul edilmiştir.
4. İşveren trafik cezasını ödediyse parayı işçiden isteyebilir mi?
İşverenin trafik cezasından kaynaklanan bir alacağının bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilir. İşçinin kusuru ve sorumluluğu şartları oluşmuşsa işveren bir alacak ileri sürebilir. Ancak işverenin işçiden alacaklı olduğunu ileri sürmesi ile bu alacağı doğrudan işçinin maaşından tahsil edebilmesi aynı şey değildir.
5. İş sözleşmesinde “trafik cezaları çalışana aittir” yazıyorsa ne olur?
Bu hüküm trafik cezasından doğan sorumluluğun belirlenmesinde önem taşıyabilir. Ancak genel bir sorumluluk hükmü, işverene ücret üzerinde sınırsız kesinti yetkisi vermez. Ücretten yapılacak takas veya mahsup ayrıca ilgili mevzuata göre değerlendirilmelidir.
6. Araç zimmet tutanağında trafik cezaları işçiye aittir yazması yeterli midir?
Araç zimmet tutanağı önemli bir delildir ve tarafların araç kullanımına ilişkin yükümlülüklerinin belirlenmesinde dikkate alınabilir. Ancak “trafik cezaları işçiye aittir” hükmü ile belirli bir ceza tutarının belirli bir ücret alacağından mahsup edilmesine yönelik irade aynı hukuki mesele değildir.
7. İşçinin açık muvafakati ne anlama gelir?
Yargıtay'ın söz konusu kararında trafik cezalarının ücret alacağından mahsubu bakımından işçinin açık muvafakatinin bulunmamasına özellikle önem verilmiştir. İşçinin yalnızca trafik ihlalini gerçekleştirdiğini kabul etmesi, ceza bedelinin maaşından mahsup edilmesine açıkça rıza gösterdiği anlamına gelmez.
8. “Trafik cezasını ben aldım” demek maaştan kesintiyi kabul etmek midir?
Hayır. Trafik ihlalinin işçi tarafından gerçekleştirildiğinin kabul edilmesi ile ceza bedelinin ücretinden mahsup edilmesine rıza gösterilmesi farklı irade açıklamalarıdır.
9. Radar veya hız cezası işçiye ait midir?
Şirket aracını kullanan işçinin hız sınırını ihlal ettiği ve ihlal anında aracı kendisinin kullandığı ortaya konulmuşsa bu durum işçinin sorumluluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınır. Ancak hız cezasından sorumlu tutulabilmesi ile cezanın doğrudan maaşından kesilebilmesi aynı hukuki sonuç değildir.
10. Kırmızı ışık cezası maaştan kesilebilir mi?
Kırmızı ışık ihlalini işçinin gerçekleştirmiş olması, sorumluluk bakımından önemlidir. Bununla birlikte işverenin ceza bedelini işçinin ücretinden tek taraflı olarak mahsup edip edemeyeceği ayrıca değerlendirilir. Yargıtay'ın incelediğimiz kararındaki açık muvafakat kriteri bu noktada önem taşımaktadır.
11. Hatalı park cezasını çalışan mı öder?
Öncelikle aracı ihlal tarihinde kimin kullandığı ve park ihlalini kimin gerçekleştirdiği belirlenmelidir. İşçinin kendi davranışından kaynaklanan bir ihlal varsa sorumluluğu gündeme gelebilir. Ancak cezanın işçiye yüklenmesi ile ücretinden re'sen mahsup edilmesi birbirinden ayrılmalıdır.
12. HGS veya otoyol geçiş cezası işçiden kesilebilir mi?
HGS ve geçiş ihlallerinde önce ihlalin neden kaynaklandığı tespit edilmelidir. Örneğin şirketin HGS hesabında bakiye bulunmaması ile işçinin kişisel davranışından kaynaklanan bir ihlal aynı şekilde değerlendirilemez. Geçiş cezasının varlığı tek başına işçinin sorumluluğunu göstermez.
13. Şirket aracını birden fazla kişi kullanıyorsa trafik cezası kime aittir?
İhlalin gerçekleştiği tarih ve saatte aracı kimin kullandığı belirlenmelidir. Araç teslim kayıtları, görev çizelgeleri, araç takip kayıtları ve diğer hukuka uygun deliller bu konuda önem taşıyabilir. Aracın genel olarak bir çalışana tahsis edilmiş olması, her somut trafik cezasını otomatik olarak o çalışana yüklemeye yeterli olmayabilir.
14. Plakaya gelen her trafik cezası işçiye yüklenebilir mi?
Hayır. Şirket aracının plakasına ceza düzenlenmesi tek başına belirli bir işçinin ihlali gerçekleştirdiğini ispatlamaz. İşçinin sorumluluğu ileri sürülüyorsa trafik ihlali ile işçinin davranışı arasındaki bağlantı ortaya konulmalıdır.
15. İşveren son maaştan trafik cezasını kesebilir mi?
İşçinin işten ayrılmış olması, işverene son maaş üzerinde sınırsız mahsup yetkisi vermez. Son ücretten yapılan trafik cezası kesintisinin hukuki dayanağı ve işçinin buna ilişkin iradesi ayrıca incelenmelidir.
16. İşten çıktıktan sonra trafik cezası gelirse ne olur?
Cezanın işverene işçinin işten ayrılmasından sonra tebliğ edilmesi tek başına belirleyici değildir. Önemli olan ihlalin hangi tarih ve saatte gerçekleştiği ve aracı o sırada kimin kullandığıdır. İşveren, cezadan işçinin sorumlu olduğunu ileri sürüyorsa iddiasının dayanağını ortaya koymalıdır.
17. İşveren trafik cezası nedeniyle maaşın tamamını kesebilir mi?
İşverenin bir trafik cezası alacağını ileri sürmesi, işçinin ücretinin tamamını keyfî biçimde ödememe yetkisi vermez. Ücret alacağından takas konusunda TBK m.407'de özel sınırlamalar bulunmaktadır.
18. İşçinin kasten verdiği zarar maaştan mahsup edilebilir mi?
TBK m.407'de özel bir istisna bulunmaktadır. İşçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan zarardan doğan alacaklar, ücretin haczedilebilir kısmı oranında takas edilebilir. Her trafik ihlalinin otomatik olarak bu istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
19. Trafik cezası nedeniyle maaşım eksik yatırıldı. Ne yapabilirim?
Öncelikle ücret bordrosu, banka hesabına yapılan ödeme, trafik cezası tutanağı, iş sözleşmesi ve araç kullanım belgeleri incelenmelidir. Hukuka aykırı mahsup nedeniyle ücretin eksik ödendiği tespit edilirse, eksik ücret alacağı şartları oluştuğunda talep edilebilir.
20. Kesilen trafik cezasını geri almak için doğrudan dava açabilir miyim?
İşçi veya işveren alacağı ve tazminatıyla ilgili kanuni kapsamdaki uyuşmazlıklarda iş mahkemesinde dava açılmadan önce dava şartı arabuluculuğa başvurulması gerekir. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa gerekli şartların bulunması hâlinde iş mahkemesinde dava açılabilir.
21. Maaştan trafik cezası kesildiğini nasıl ispatlayabilirim?
Ücret bordrosu ile banka hesabına yatırılan tutarın karşılaştırılması önemlidir. Bunun yanında işveren tarafından gönderilen e-posta, yazılı bildirim veya hukuka uygun şekilde elde edilmiş mesaj kayıtları kesintinin nedeninin belirlenmesinde kullanılabilir.
22. Trafik cezası ile araç hasarı aynı şekilde mi değerlendirilir?
Hayır. Trafik cezası bir trafik kuralı ihlalinden kaynaklanan idari yaptırımdır. Araç hasarında ise işverenin malvarlığında meydana gelen bir zararın ve işçinin bu zarardan sorumluluğunun değerlendirilmesi söz konusudur. Araç hasarında özellikle TBK m.400 kapsamında kusur ve zararın şartları önem taşır.
23. İşveren “aracı sen kullanıyordun” diyerek kesinti yapabilir mi?
Aracı işçinin kullanıyor olması, trafik ihlalinden sorumluluğun belirlenmesinde önemlidir; ancak işverenin ceza bedelini işçinin ücretinden re'sen mahsup etme yetkisini tek başına doğurmaz. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararı bu ayrımı açık biçimde ortaya koymaktadır.
24. İşverenin ödediği trafik cezası her durumda işverende mi kalır?
Hayır. Yargıtay kararından “trafik cezasını her durumda işveren öder ve işçiden hiçbir şekilde isteyemez” sonucu çıkarılamaz. İşçinin sorumluluğu ile ceza bedelinin ücretinden tek taraflı mahsup edilmesi ayrı hukuki meselelerdir.
25. Yargıtay şirket aracı trafik cezası konusunda ne karar verdi?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı ve 18.09.2019 tarihli kararında, işçinin şirkete ait aracı kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların, işçinin açık muvafakati olmaksızın ücretinden re'sen mahsup edilmesini mevzuata aykırı bulmuştur.
İşçinin şirket aracıyla trafik cezasına sebep olması, ceza tutarının otomatik olarak maaşından kesilebileceği anlamına gelmez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında, işveren tarafından ödenen trafik para cezalarının işçinin açık muvafakati olmaksızın ücretinden re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırı bulunmuştur.
Sonuç: Şirket Aracı Trafik Cezası Maaştan Kesilir mi?
Şirket aracı trafik cezası maaştan kesilir mi? Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında ortaya konulan sonuç açıktır: İşçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların, işçinin açık muvafakati bulunmaksızın ücretinden re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırıdır.
Bu nedenle işçinin trafik ihlalini gerçekleştirmiş olması ile işverenin ödediği trafik cezasını işçinin maaşından tek taraflı olarak tahsil edebilmesi birbirine karıştırılmamalıdır.
İşçinin trafik cezasından sorumlu olması başka, işverenin bu tutarı işçinin ücretinden doğrudan kesebilmesi başka bir hukuki meseledir.
İşverenin, işçinin şirket aracını kullanırken sebep olduğu bir trafik cezasını ödemiş olması, ceza bedelini işçinin açık muvafakati olmaksızın ücretinden re'sen mahsup etme yetkisini kendiliğinden doğurmaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında bu şekilde gerçekleştirilen mahsubu mevzuata aykırı bulmuştur.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2017/13342 E., 2019/16167 K. Kararı
Daire: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/13342
Karar No: 2019/16167
Karar Tarihi: 18.09.2019
Kararın makalemiz açısından sonucu:
Dosyada işçinin ücret alacağı değerlendirilirken, işçinin kapatılmamış 600 TL avansının ücretinden mahsubu yerinde görülmüştür.
Buna karşılık, işçinin şirkete ait aracı kullanırken sebep olduğu trafik para cezaları nedeniyle işveren tarafından ödenen tutarların da ücretinden mahsup edildiği belirlenmiştir.
Yargıtay, işçinin açık muvafakati bulunmadan trafik para cezalarının ücretinden re'sen mahsup edilmesini mevzuata aykırı bulmuştur.
Yargıtay Kararı Neden Önemlidir?
Kararın en önemli yönlerinden biri, işverenin işçiden bir alacağının bulunduğunu ileri sürmesi ile bu alacağın işçinin ücretinden tek taraflı olarak tahsil edilmesi arasındaki farkı somut biçimde göstermesidir.
Kararda kapatılmamış avansın mahsubu ile trafik para cezalarının mahsubu aynı sonuca bağlanmamıştır. Bu durum, ücret üzerinden yapılan her kesintinin kendi hukuki dayanağı ve şartları çerçevesinde incelenmesi gerektiğini göstermektedir.
Karar, “şirket aracıyla alınan bütün trafik cezalarını her durumda işveren öder” dememektedir.
Kararın açık sonucu, somut olayda işveren tarafından ödenen trafik para cezalarının işçinin açık muvafakati olmaksızın ücretinden re'sen mahsup edilemeyeceğidir.
İlgili Mevzuat
Türk Borçlar Kanunu m.400 – İşçinin Sorumluluğu
İşçinin işverene verdiği zarardan sorumluluğu bakımından temel düzenlemelerden biri TBK m.400'dür. İşçi, işverene kusuruyla verdiği zarardan sorumludur. Sorumluluğun belirlenmesinde işin tehlikeli olup olmadığı, uzmanlık ve eğitim gerektirip gerektirmediği ile işçinin bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve nitelikleri dikkate alınır.
Bu hüküm özellikle şirket aracında meydana gelen zararlar ve işçinin davranışından kaynaklandığı ileri sürülen ekonomik kayıplar bakımından önem taşır.
Türk Borçlar Kanunu m.407 – Ücret Alacağında Takas
TBK m.407, işverenin işçiden olan alacağı ile ücret borcunu takas etmesini sınırlandırmaktadır. İşveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez.
Kanunda, işçinin kasten sebebiyet verdiği ve yargı kararıyla sabit olan zarardan doğan alacaklar bakımından ücretin haczedilebilir kısmı oranında özel bir istisna öngörülmüştür.
Dolayısıyla işverenin işçiden bir alacağı bulunduğunu ileri sürmesi, ücret alacağı üzerinde sınırsız bir mahsup yetkisi doğurmaz.
Türk Borçlar Kanunu m.420 – İşçilik Alacaklarında İbra
İşçinin işverenden olan alacağına ilişkin ibra sözleşmelerinin geçerliliği TBK m.420'de özel şartlara bağlanmıştır.
İbra sözleşmesinin yazılı olması, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en az bir aylık sürenin geçmiş olması, ibra konusu alacağın türü ve miktarının açıkça belirtilmesi ve ödemenin hak tutarına göre noksansız şekilde banka aracılığıyla yapılması kanunda aranan temel şartlardandır.
Bu nedenle işten çıkış sırasında imzalatılan her “tüm haklarımı aldım” belgesi kendiliğinden geçerli bir ibra sonucu doğurmaz.
4857 Sayılı İş Kanunu m.38 – Ücret Kesme Cezası
İş Kanunu m.38'de düzenlenen ücret kesme cezası ile işverenin bir alacağını işçinin ücretinden mahsup etmesi aynı hukuki kurum değildir.
İşveren, toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesinde gösterilmiş sebepler dışında işçiye ücret kesme cezası veremez. Kanunda ücret kesme cezasının miktarı, işçiye bildirilmesi ve kesilen paraların kullanılması konusunda ayrıca özel hükümler bulunmaktadır.
Ücret kesme cezası ile işveren alacağının ücretle takas veya mahsup edilmesi aynı değildir.
Bir uyuşmazlıkta öncelikle işveren tarafından gerçekleştirilen işlemin gerçek hukuki niteliği belirlenmelidir.
İşçi Açısından Sonuç
Şirket aracı kullanan bir işçinin maaşından trafik cezası kesilmişse, yalnızca trafik cezasının kendisine ait olup olmadığına bakılması yeterli değildir.
Özellikle şu hususlar kontrol edilmelidir:
- Trafik ihlalini gerçekleştiren sürücünün kim olduğu,
- Cezanın hangi tarih ve saatte meydana geldiği,
- İş sözleşmesi ve araç kullanım belgelerindeki hükümler,
- İşçinin trafik cezasından doğan sorumluluğu,
- İşçinin ücret mahsubuna ilişkin açık muvafakatinin bulunup bulunmadığı,
- Ücret bordrosunda kesintinin nasıl gösterildiği,
- Banka hesabına gerçekte ne kadar ücret yatırıldığı.
Hukuka aykırı mahsup nedeniyle ücretin eksik ödendiği tespit edilirse, şartları oluştuğunda eksik ücret alacağı talep edilebilir.
İşveren Açısından Sonuç
İşveren açısından da şirket aracına gelen trafik cezasının doğrudan bordroya yansıtılması hukuki risk taşır.
Öncelikle cezanın hangi çalışanın davranışından kaynaklandığı ve işçinin hukuki sorumluluğu belirlenmelidir. Ardından alacağın ücret üzerinden mahsup edilip edilemeyeceği ayrıca değerlendirilmelidir.
İş sözleşmesinde veya araç tahsis tutanağında trafik cezalarına ilişkin bir hüküm bulunması önemli olmakla birlikte, bu hüküm ücretin korunmasına ilişkin kanuni sınırlamaları kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Maaştan Trafik Cezası Kesildiyse İzlenecek Yol
1. Ücret bordrosu ve banka hesap hareketleri karşılaştırılmalıdır.
2. Trafik cezasının tarih, saat, plaka ve ihlal bilgileri incelenmelidir.
3. İhlal tarihinde aracı kimin kullandığı belirlenmelidir.
4. İş sözleşmesi, araç tahsis sözleşmesi ve zimmet tutanağı incelenmelidir.
5. İşçinin ücret mahsubuna ilişkin açık muvafakati bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
6. Hukuka aykırı eksik ücret ödemesi bulunduğu ileri sürülüyorsa alacak miktarı hesaplanmalıdır.
7. Uyuşmazlık çözümlenmezse dava şartı arabuluculuk ve gerekli hâllerde iş mahkemesi süreci değerlendirilmelidir.
Kaynak ve Karar Bilgileri
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2017/13342 E., 2019/16167 K., 18.09.2019
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.400 – İşçinin sorumluluğu
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.407 – Ücret alacağında takas
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.420 – İşçilik alacaklarında ibra
- 4857 sayılı İş Kanunu m.38 – Ücret kesme cezası
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu – İş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk
Şirket aracıyla trafik cezasına işçinin sebep olması, ceza tutarının otomatik olarak maaşından kesilebileceği anlamına gelmez.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/13342 E., 2019/16167 K. sayılı kararında, işveren tarafından ödenen trafik para cezalarının işçinin açık muvafakati bulunmaksızın ücretinden re'sen mahsup edilmesi mevzuata aykırı bulunmuştur.
Bununla birlikte bu karar, trafik cezasından işçinin hiçbir koşulda sorumlu olmayacağı anlamına gelmez. İşçinin sorumluluğu ile ücretinden kesinti yapılabilmesi ayrı hukuki şartlara tabidir.
Şirket Aracı Trafik Cezası ve Ücret Kesintisi
Şirket aracı trafik cezası, ücret kesintisi, araç zararı ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda değerlendirme; iş sözleşmesi, ücret bordroları, araç kullanım belgeleri ve somut olayın özellikleri üzerinden yapılmalıdır.
Hukuki Bilgilendirme: Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her somut olay kendi özelliklerine göre değerlendirilmelidir. İçerik, hukuki danışmanlık veya belirli bir uyuşmazlığın sonucu hakkında garanti niteliği taşımaz.


